Türk Halk Müziğimizde Toplu Çalma Söyleme Geleneği
TÜRK HALK MÜZ???M?ZDE TOPLU ÇALMA-SÖYLEME GELENE??
(Mehmet Öcal )
Halk türkülerimizin olu?umlar?na ve yay?lmalar?na neden olan ortamlar?n, onlar? meydana getiren sebeplerin as?l mecras?ndan uzakla?t?r?larak ele al?nd???n?, incelendi?ini görmekteyiz. Oysa di?er halkbilimsel verilerde oldu?u gibi, türkülerimiz de kendine özgü ortamlarda hayat bularak ya?amlar?n? devam ettirmeye çal??m??lard?r. Herhangi bir alan ara?t?rmas?nda veya halk toplant?lar?nda (Dü?ünler, Me?k Âlemleri, Cümbü?ler, K?na ve A??t Yak?mlar? vb.) derlenen türkülerin, söylenmesine neden olan olaylar zinciri içerisinde incelenmesi bir zorunluluktur.
Türkülerimiz incelerken içeriklerine, konular?na, biçimlerine ve türlerine dikkat eden; bunlar? çe?itli s?n?flar içerisinde inceleyen bilim adam?, uzman ve derlemeciler, sözü edilen birlikteliklerin yan?nda, önemli bir noktay? da göz ard? etmemeliler. Bu nokta da türkülerimizin ya da halk müzi?imizin sözleriyle incelenmesidir. Bu tarz tabii ki yanl?? de?ildir. Nevarki, bu tarz?n yanl?? olmamas? do?ru olaca?? anlam?na da gelmemektedir. Ancak; eksiktir.
Türkülerimizin incelenmesi s?ras?nda takip edilen yol veya yöntemler yar?nda izlenecek ve takip edilecektir. Yaln?z; bu yöntemler izlenirken türkülerimizin as?l ortamlar?ndan ayr?lmamas?na, soyutlanmamas?na dikkat etmek gerekmektedir. E?er mümkün olabiliyorsa, bu ortamlar halk?n, halk müzi?ini sevenlerin hizmetlerine sunulmal?, özelliklede uzmanlar?n inceleme alanlar?na kat?l?mlar? sa?lanmal?d?r.
Buna göre, ferdi olarak yarat?ld?klar? halde zaman içerisinde de?i?imlere u?rayan ve halk?n mal? olan, geni? kitlelerce benimsenen türkülerimiz, yarat?ld?klar? toplumun zevk ve duygular? ile uyum sa?lad?klar? sürece ayn? toplum içerisinde ya?ar ve hayat bulur. Da?arc???nda binlerce türkü bulunan halk?m?z, bu türküleri yeri geldikçe söyler-ya?at?r ve nesiller boyunca aktararak unutulmamas?n? sa?lar.
Türkülerimizin söylenmesine vesile olan birçok gelene?imiz bulunmaktad?r. Bu geleneklerimizin nereden ve nas?l geldi?i ayr? bir tart??ma konusu olmas?na ra?men bunlar?n genellikle de; Asker u?urlamalar?, k?na geceleri, k?? e?lenceleri, dü?ünler, ni?an merasimleri, oturak âlemleri, barana sohbetleri vb. olarak sayabiliriz.
Bu e?lence ve toplant?lar, geleneklerimizin sürdürülmesinin yan? s?ra, halk müzi?i ve halk oyunlar?m?za kaynakl?k eden “Toplu Çalma-Söyleme Gelene?i”nin içerisinde kümelenmi? as?rl?k ç?nar a?ac?n?n dallar?ndan ba?ka bir ?ey de?ildir. “Toplu Çalma Söyleme Gelene?i” halk türkülerimizin duyurulup-yay?lmas?na vesile olan geleneklerimizden biridir. Bu toplant?lar, eskisi kadar yayg?n olmamakla birlikte, günümüzde baz? yörelerimizde eski kurallar? ve i?leyi? biçimiyle olmasa da halen devam ettirilmeye çal???lmaktad?r. Bu e?lenceli toplant?lar?n temel gayesi ayn? olmakla birlikte; toplant? yerleri, kat?l?mc?lar?n ya?lar?, sohbet yerlerindeki oturma düzeni, sohbetlerin a??rl?k konular? bak?m?ndan da baz? farkl?l?klar göstermektedir.
Kimi sohbetlerde oturma düzeni ya?l?dan gence, kimilerinde ustadan ç?ra?a, kimilerinde âlimden cahile, kimilerinde ise; usta müzik icrac?lar?ndan acemilere do?ru s?ralanarak oturulur. Bu sohbetlerin baz?lar?nda kitaplar okunur ve yorumlan?r; baz?lar?nda hem kitap okunur, hem de masal-hikâye anlat?l?r. Baz?lar?nda ise, bunlar?n hepsi bir arada uygulan?r. Ancak; ortak bir nokta vard?r ki, toplum meseleleri ve özellikle de küslerin bar??t?r?lmas?, aralar?nda anla?mazl?klar bulunanlar?n davalar?n?n görülmesidir.
Toplum hayat?nda büyük önemi bulunan bu toplant?lar, eskiden beri önemli fonksiyonlara sahip bulunan geleneksel kurumlar?m?zdan say?lan derneklerimizdendir. “Toplu Çalma Söyleme Gelene?i”nin devam etti?i yerler, daha çok geleneksel özelli?ini kaybetmemi?, tar?msal ekonomik yap?n?n sürdürüldü?ü, d??ar?ya fazla aç?lmam?? k?rsal yörelerdir. Bu yörelerimizin baz? kesimlerinde bu tür toplant?lara; “Yaren Toplant?lar?” veya “Oturak Âlemleri” de denilmektedir. Bilindi?i üzere; Anadolu yedi co?rafi bölgeye ayr?lm??t?r. Bu yedi bölge içerisinde fonetik yap?lar?n?n d???nda birde müzikal aç?dan çalma-söyleme teknikleri aç?s?ndan farkl?l?klar arz eden özellikler de bulunmaktad?r. Türk Halk Müzi?inde buna “Tezenede-Seste ?cra edilen Yöresel Tav?rlar” da denilmektedir. Örnek vermek gerekirse; ?ller baz?nda; Konya Tavr?, Silifke Tavr?, Yozgat Tavr?, K?r?ehir Tavr?, Kayseri Tavr? olarak an?lmakla birlikte; Bölgesel olarak ise, Zeybek Tavr? (Ege Bölgesi), Teke Tavr? (Isparta, Antalya, Burdur, Afyon illerinin olu?turdu?u ve “Teke Bölgesi” diye bilinen bölüm.) vb.
?simlerini bahsetmi? oldu?umuz bu tav?rlar?n nas?l ve ne ?ekilde icra edildiklerini, çal?n?p-söylenmesine vesile olan icra ortamlar?n? anlayabilmek için bu ortamlar?n olu?um ?ekillerine, k?sacas? halk müzi?imizin ya?at?ld??? yörelerdeki “Toplu Çalma Söyleme Gelenekleri”ne bakmam?z gerekmektedir.
BAZI YÖRELER?M?ZDEK? TOPLU ÇALMA-SÖYLEME GELENEKLER?
(E?LENCELER-TOPLANTILAR-ME?KLER-ÂLEMLER-BARANALAR)
Kökeni, Anadolu’nun ilk zamanlar?na rastlayan “Toplu Müzik Yapma Gelene?i” yörelerimizde farkl? biçimlerde yap?lmaktad?r. Öz olarak ayn? ?ekilde devam eden bu gelenekte baz? ?ekil ve kavram farkl?l?klar? bulunmaktad?r. Bu toplant?lar;
Çank?r?, Isparta (Kula), Manisa, Kütahya(Simav)’da; Yarenlik,
Gaziantep, Elaz??’da; Me?kler,
Bal?kesir (Dursunbey ve ?ehir içi) ; Baranalar,
Konya, Aksaray, Ni?de, Nev?ehir, Ak?ehir, Ankara; Oturak Âlemleri,
Burdur, Isparta; O?lak Bahçeleri,
Amasya; Tel Tel Geceleri,
Ad?yaman; Dere A?z? Toplant?lar?,
?anl?urfa; S?ra Gezmeleri (S?ra Geceleri)
Ordu, Giresun; Kol Bast? Toplant?lar?,
Artvin, Trabzon; Erfeneler (Arfanalar)
?eklinde s?ralanabilir...
ISPARTA YAREN? (ISPARTA) (1) :
Isparta da Yarenlik, Gezek olarak tan?n?r. Daha çok Yençeköy, E?ridir, ?arkîkaraa?aç ilçeleri ile çevrelerinde görülmektedir. Bu yörelerde, sohbetler daha çok sonbahar’a do?ru ürünler kald?r?l?p ba?lar bozulduktan sonra yap?lmaktad?r. Buna bir çe?it “Ba?bozumu ?enlikleri” de denilmektedir.
KULA’DA YARENL?K (MAN?SA) (2) :
Manisa iline ba?l? bulunan Kula da ahili?e paralel olarak yarenlik gelene?inin devam etti?i, yöre insan?n?n bu i?e daha çok önem verdi?i görülmektedir. Yarenler, Kula da dü?ünlerde ?ark?, türkü söyleyen bir gurup olarak görülmemektedir. Di?er yörelerde oldu?u gibi, bu yöremizde de kendi geleneksel yap?lar? içerisinde çalan- söyleyen, en önemlisi de kendi geleneklerini devam ettiren bir gurup olarak görülmektedirler.
Yarenler, di?er yörelerde oldu?u gibi kendi geleneksel yap?lar? içerisinde çalan-söyleyen ki?iler olarak, türkülerini ve oyunlar?n? ba?lama, darbuka ve zilli ma?a e?li?inde çal?p–söyleyip, oynamaktad?rlar.
S?MAV’DA YARENL?K (KÜTAHYA) (3) :
Çank?r? yareninkinden pek fark? yoktur. Yaln?z; Simav’daki sohbetlerde içki içilir, ancak; Çank?r?’da içki yoktur. Yarenin kurulu?u, adap, erkân ve e?lenceleri ile sosyal hayattaki etkileri Çank?r? yarenindeki gibidir.
KEK?L GÜNÜ (ADANA) (4) :
Yörüklerin “Kekil Günü” dedikleri ve baz? illerimizde “K?na Gecesi” diye bilinen “Paça Âdeti”genellikle, Cumartesi günleri yap?lmaktad?r. Bu âdete yörede “Kekil” denilmektedir. Kekil günü, yaln?zca kad?nlara ait bir gündür.
O gün di?er obalardan birçok kad?n ve genç k?zlar gelir. Ak?ama kadar türküler söylenir, tefler çal?n?r ve “Kekil Günü” kutlan?r. Bu özel gün, gelinlerin son gelinlik günüdür. Kekil Günü’n de kad?nlar taraf?ndan söylenen bir çok türküler bulunmaktad?r.
Ufac?k kayalar?n çekiciler k?rd?
Domurcuk memelerin yadeller derdi
Sevgili günlerin teberrük kald?
Saklan gelin saklan borandan, k??tan
Yörün güzeller yaylaya yörün
Gelin a?la??r da bir f?rsat verin
Güve?imiz gelende hal?y? serin
Yörün gidelim f?rsat verelim
Kekil gününde türküler ard? s?raca s?ralan?p gider. Ak?am olunca di?er obalardan, köylerden gelinler, kad?nlar kendi evlerine da??l?rlar, böylece de bir “Kekil Günü” daha sona ermi? olur.
GEZEK ÂLEMLER? (AFYON) (5) :
Yörede yap?lan toplant?lar genellikle içkili, sazl?-sözlü âlemlerdir. Bu âlemler di?er illerdeki toplant? ve sohbetlerde oldu?u gibi, baz? kurallar? vard?r. Gezek’e gidilecek yer ve gidecek olanlar önceden tespit edilir. “?lk gezek benim” diyenin evine gidilir. Bu tür âlemler, genellikle cumartesi ak?amlar? yap?lmaktad?r.
Bu gezekte bir ba?kan, bazen de iki yard?mc? seçilir. Belirlenen kurallara uymayanlara, kurallar?n d???na ç?kanlara ceza verilir. Bu cezalar genellikle para cezas? olmaktad?r. Cezalar yoluyla toplanan paralarla toplant? veya âlemlere katk?lar sa?lan?r.
Cezalar de?i?ik türlerde olabilmektedir. Örne?in; erkekli?e yak??mayacak davran??ta bulunanlar para cezas? d???nda bindall? giydirilerek ortada köçek gibi oynat?l?rlar. Bu da bir nevi cezad?r. Gezekte halk oyunlar? da oynanmaktad?r. Bunun yan?nda türküler söylenir, sazlar çal?n?r. Saz çalman?n ve türkü söylemenin belirli bir s?ras? bulunmamaktad?r.
TEL TEL GECES? (AMASYA) (6) :
Tel tel yörede pi?maniyeye benzeyen bir tatl?n?n ad?d?r. Bu özel gecede tel tel kaday?f yap?ld??? için, toplant?lar genellikle bu isimle an?lmaktad?r. Bu gecede, tatl?n?n içerisine yüzük konulur. Bundaki amaç; niyet veya k?smet çekmek olarak belirlenmi?tir.
Bu e?lence türü, yörede özellikle de kad?nlar taraf?ndan sevildi?i için, gene han?mlar taraf?ndan da sürdürülmeye çal???lmaktad?r. Türkülerin söylendi?i-oyunlar?n oynand??? bu gecede, manilerde at?lmaktad?r.
Sar? kabak kökeni
Ele batar dikeni
Mevla’m çabuk kavu?tur
Hasiretlik çekeni
KUZU ÇEV?RME TOPLANTILARI (AMASYA) (7) :
Amasya’n?n özelliklede Merzifon ilçesinde yap?lan ve erkekler taraf?ndan düzenlenen bu toplant?lar?n belli bir kural? vard?r. Ya?l?lar?n d???nda, yörenin gençleri bu toplant?lara kat?lamazlar. Toplant? yap?laca?? zaman, ya?l?lar bir hafta önceden haz?rlan?rlar. Toplant?larda, yörenin sevilen türküleri çal?n?p-söylenir, oyunlar? oynan?r. Türkülerin söylenmesi ve oyunlar?n oynanmas?nda belirli bir s?ra yoktur.
DERE A?ZI TOPLANTILARI (ADIYAMAN) (8) :
Yörede, halk?n “Çingen (Abdal) i?i yap?yorsunuz” diye halk?n tepkilerinden korkan gençlerin ve müzisyenlerin, müzik çal??malar?n? kuytu kö?elerde, dere kenarlar?nda, topluma uzak yerlerde sürdürmelerinden dolay? bu tür toplant?lara gençler aras?nda “Dere A?z? Toplant?lar?” denilmi?tir.
Yörede yap?lan bu tarz toplant?lar, genellikle içkili toplant?lard?r. Bu toplant?lar, daha çok gençler aras?nda s?k s?k toplant? yeri olarak kabul edilen; Çerkez Kayas?, Aynal? Kavak vb. yerlerde toplanarak yap?lmaktad?r.
KALE ?Ç? CÜMBÜ? ÂLEMLER? (ANKARA) (9) :
Kale içi cümbü?leri; usullü, disiplinli, içkili ve kad?nla beraber yap?lan raks âlemidir. Bu adet, ?imdi canl? ve umumi bir ?ekilde ya?amamakla beraber, Ankara’n?n yerlileri bu toplant?lar? ara s?ra tertipleyerek bu gelene?i ya?atmaya çal??maktad?rlar. “Kale ?çi Cümbü? Âlemleri”nde küçük büyü?e daima sayg? gösterir. Büyük ise küçü?e riayet eder. Yani sayg?-sevgi ve güven çerçevesi içerisinde cümbü? sürdürülerek devam eder.
Bu cümbü?te, saz çal?n?r, kad?n oynat?l?r, içki içilir. Cümbü?te efeler bizzat e?lenirler. Her yerde cümbü? yap?lmaz Cümbü?e uygun kenar, kö?e, ç?kmaz sokak, d??ar?ya ses s?zd?rmayacak kadar kal?n duvarl? evler ya da odalar gerekmektedir. Bunlar?n yan?nda, Ankara delikanl?lar?, vaktiyle semt itibariyle a?a?? ve yukar? yüz efeleri diye ikiye ayr?lm??lard?. Efe ve delikanl?lar genellikle de Hisar da, kale içinde, ç?kmaz dip sokaklardaki ah?ap evlerde toplan?r, cümbü? yaparlard?.
Bu evlerin duvarlar?, 3-4 cm, kal?nl???nda olurdu. Cümbü?, gizli yap?l?rd?. Sebebi ise; devriye basar veya sofular, mutaass?plar ahlak bozuluyor diye saz çalmaya, k?z oynatmaya izin verilmeyebilirdi. Cümbü?e, her önüne gelen al?nmazd?. Cümbü?e kat?lacak olan gençlerin a??zlar?n?n s?k? olmas? laz?m, çünkü camii hocas?n?n kula??na giderse ertesi günkü vaazda isim vermeden hoca atar tutard?. Cümbü?e ba?kö?eye en ya?l? efe oturur, di?erleri ise; ya? ve ba?lar?na göre yer al?rd?.
Cümbü? odas?nda, her ya??n kendine göre yeri ve oturma adab? vard?r. Cümbü? odas?nda sedir ve yer minderleri bulunur. Sedire büyükler ba?da? kurarak veya dizlerini bükerek otururlar. Bu toplant?da, ayak ayaküstüne atmak çok ay?pt?r. Yer minderinde ise orta ya?l?lar otururlar. Gençler mutlaka diz çökerek oturmak zorundad?rlar. Büyük müsaade etmedikçe dizlerini kald?ramaz veya ba?da? kuramazlar.
Cümbü?te önce saz çal?n?rd?. (Zaten bundan 30-40 y?l önceleri Ankara’da Türk gençleri ba?lamadan ba?ka bir ?ey çalmazlard?. Sadece; zengin e?raf dü?ünlerinde H?ristiyan çalg?c?lara perde arkas?ndan Ud, Kanun çald?r?l?rd?) Saz ba?lay?nca ilk önce oturarak dinlenen havalar çal?n?r ve söylenir. Divanlar ve Ko?malarla birlikte Kerem’den parçalar söylenir, daha sonra k?r?klara(oyun havalar?na) geçilirdi. K?r?klarda; Sabahi, Misket, Yand?m ?eker, Mor Koyun, Na?me Gelin, Hüdayda, Ankara Ko?mas?, ?eker, F?nd?k, Zeybek Havalar? çal?n?r söylenirdi. Daha sonra da, oyunlara geçilirdi. Oyunlarda ilk önce; bir iki delikanl? oynar, daha sonra, kad?nlar oyuna kalkarlar.
Cümbü?e, daima iyi saz çalan, iyi oynayan delikanl?, iyi zil döven, iyi oynayan kad?n tercih nedeniyle ça??r?l?rd?. Cümbü? âleminin en önemli unsurlar?ndan bir tanesi de, ba? ve orta parmaklara tak?larak çal?nan zillerdi. Bu ziller, gümü? mecidiye ile pirinç’in kar??t?r?larak dökülmesi ile olu?maktad?r. Cümbü?te zil dövecek kad?n?n genç, güzel olmas?ndan ziyade sanatkâr olmas?na, bilhassa, “ iyi zil dövmesine, zilleri parmaklar?nda iyi ayarlamas?na, çal?nan müzi?e en uygun bir ?ekilde zil dövmesine” dikkat edilirdi.
Bunun yan?nda kad?n ise; cümbü?te iyi saz çalan arar. Cümbü?e, mutlaka bir sanat havas? hâkim olur ve orada mümkün oldu?u kadar yüksek bir saz ve oyun ustal??? gösterilirdi. ?yi saz çalan ile, iyi zil döven bir araya geldi?i zaman cümbü?ün zevkine doyum olmazd?. Cümbü?te ayr?ca; gençler zeybek oynarlar. Cümbü?ün sonuna do?ru, “Bozlak”, daha sonra “Misket Düzeni”nde bir “Kalkma Havas?” çal?n?r. Bu havada, “Ay do?ar ayan ayan” türküsü çal?n?r ve söylenir. Bu havadan sonra, cümbü? sona erer. Herkes, kimseye cümbü? havas?n? sezdirmeden evlerine da??larak cümbü?ü tamamen sona erdirirler.
BULGUR ÇEKME ÂDET? ( BALIKES?R) (10) :
Harman mevsimi içerisinde bulgur çekme günü, genellikle köy delikanl?lar? için hasret ve merak ile gelmesini arzu ettikleri özel bir gündür. Bu gün, köy delikanl?lar? için a?k ve macera günüdür. Harmandan sonraki günler, k??l?k yiyeceklerinin en önemlisi olan bulgur kaynatma i?i üzerinde önemle durulmas? gereken k?? haz?rl?klar?ndan biridir.
Geceleri kurulan bulgur kazanlar?n?n ba??nda çe?itli türküler ve maniler söylenerek kazan?n alt?ndaki ate?in kuvvetlendirilmesi i?lemleri yap?l?r. Bu esnada, köy delikanl?lar? tela?l? ve istekli hareketlerle gözlerine kestirdikleri genç ve güzel k?zlar? elde edebilmek için birbirleriyle yar?? ederler.
En sonunda, kaynat?lan bulgurlar kilim, keçe veya buna benzer ?eylere serilerek kurutulur. Bundan sonra bulgur dövülmek üzere dibek ba??na getirilir. Burada toplanan köyün ve kom?ular?n genç, güzel k?zlar?, ellerindeki tahtadan yap?lm?? tokmaklarla bulguru dövmeye ba?larlar. Dibekten ç?kan tak, tuk sesleri çe?itli e?lencelere vesile olur. Bu e?lenceler, köy delikanl?lar?n? heyecana sevk ederek harekete geçirir.
Dibek ba??na ko?an delikanl?lar, oradaki k?zlar?n ça??rmalar?yla bulgur dövme i?lemine ba?larlar. Art?k, cilvele?menin ve dokunakl? – i?neli sözler söylemenin ard? arkas? kesilmez. Bu arada türküler okunmaya, oyunlar da oynanmaya ba?lan?r.
Top top edip zülfünü tarama
Beni koyup bir yar daha arama
Dilerim Allah’tan kör olsun gözün
Merhem diye tuz doldurdun yarama
Bu türküler, kendilerine has güfte ve besteler ile söylenmektedir. Bulgur dövme i?leminde delikanl?lar kan-ter içerisinde kal?rlar. Dövme i?leminden sonra s?ra bulgur ay?klama i?lemine geçilir. Bulgur ay?klama i?i de, dövme i?leminde oldu?u gibi çe?itli e?lence ve âlemlere sahne olmaktad?r.
Ak?am olunca herkes toplan?r, de?irmenler kurulur. Bu arada bütün haz?rl?klar sona erer. Köy delikanl?lar? bulgur çekilen eve ko?arlar. K?zlar?n de?irmene döndükleri zaman söylemi? olduklar? türkü ve manileri dinlerler. Kar??l?kl? türkü ve mani ya?muru alt?nda e?lenceler ba?lar. Bu arada k?zlar?n teklifi ile delikanl?lar de?irmenin ba??na otururlar. Cilvele?meler, cümbü? alabildi?ine sürer gider. Bu e?lenceler, cümbü?ler bazen sabaha kadar sürüp gider.
Daha sonralar? ise, çekilen bulgurlardan pilavlar yap?l?r, yenir. Bu arada ev sahibi, bulgur çekenleri gayrete getirmek için
Haydin k?zlar
Deyin k?zlar
Pilav pi?ti
Yeyin k?zlar
Gibi sözler söyler. Bu suretle, sabaha kadar süren bulgur çekme i?i sona ermi? olur.
HASAT VE BA?BOZUMU ?LE ?LG?L? ADET VE E?LENCELER (BALIKES?R) (11): Hasat ve Ba? Bozumu, “?mece” halk deyimi ile “Meci” veya “De?i?ik” denilen bir usulle yap?lmaktad?r. Bu usulde, yard?mla?ma kaç?n?lmazd?r. Hasat sonu e?lenceler düzenlenir, ziyafetler verilir, yap?lan bu e?lence ve ziyafetlerde k?zlarla erkekler aras?nda mani at??malar? yap?lmaktad?r.
K?z…..
Asmalarda üzüm var
Benim sende gözüm var
Gel birazc?k yan?ma
Sana bir çift sözüm var.
O?lan…..
Asmada üzüm olsun
Senin bende gözün olsun
Ça??rd?m da gelmedin
Bu da de?i?ik olsun.
BARANALAR (BALIKES?R) :
K?? mevsimine girerken “Arifane” ad? ile bilinen bir ?ölen düzenlenir. Özellikle ?ölenin nas?l yap?laca??, kimlerin kat?laca?? saptan?r. Söyle?ilere kat?lanlara, “Sohbet Ahbaplar?”, yönetene “Barana Ba??”, toplant?n?n yap?laca?? yere “Barana, Barhane” denilmektedir. Barana yöneticili?ine iki ki?i seçilir. Bunlar, bütün k?? boyunca görev yaparlar. Ya?l? olanlardan bir ki?i ba?kanl?k görevini üstlenir.
Barana ba??n?n yürütücüsüne “Sohbet Çavu?u” denir. Sohbet Ahbaplar?n?n günlük durumlar?yla ilgilenir. Sohbet Ahbaplar?, ba?lar?na ve gö?üslerine bir alt?n yaprak ile birlikte, bir çiçek yapra?? veya bitki ili?tirirler. Söyle?inin yap?laca?? yere gidilirken, sohbet ahbaplar? bir saz toplulu?u ile birlikte Barana’ya 50 metre kala özel ezgiler söylemeye ba?larlar. ?ki ad?mda bir durup, bir beyit çalarak-söyleyerek eve yakla??rlar. Topluluk eve girerken, ?u ezgiyi çal?p söylerler;
Sabahtan kavu?tum ben bir güzele
Güzel senin uykular?n utçumu
Senin gönlün yadellere dü?tümü
Gülün bir tanesi sen kerem eyle
(Ben yand?m)
Merdiven ba??nda ise;
Küçü?üm a nereden gelirsin
Gasavet gönlümü al?rs?n (Ben yand?m)
Er geç sen benim olursun
Gasavet gönlümü al?rs?n (Ben yand?m)
Dörtlükleriyle biten türküler okunur.
Baranalarda, yörenin en güzel ve en hareketli türküleri söylenir, en güzel oyunlar? oynan?r. Oyun ve türkü fasl?ndan sonra, yemekler yenilir, kahveler içilir. Daha sonra, “Sohbet Övme” gibi çok özel nitelikteki ezgiler çal?n?r ve okunur.
Uzun çar?? ba?tan ba?a
Keklik seker ta?tan ta?a
Geçmi? olsun (……..) pa?a
Sevdi?im bir o, sayd???m bir o
Olacak sohbet senindir
Senindir, gerçek senindir
Uzun çar?? ba?tan ba?a
Keklik seker ta?tan ta?a
Kadem olsun (……..) pa?a
Sevdi?im bir o, sayd???m bir o
Olacak sohbet senindir
Senindir, gerçek senindir
Sohbet övmede gelecek toplant?n?n söyle?ilerini yapacak ki?i veya ki?iler aç?klan?r. Bununla ilgili tören tüm ayr?nt?lar?na kadar yerine getirilir. Sohbetin bir de yarg?lama bölümü vard?r. Bu bölümde, suçlular yarg?lan?r, suçlar?na göre cezaya çarpt?r?l?rlar. Dursunbey sohbetinde, i? bölümü yap?l?r. Konuklar?, “Küçük Ahbaplar” kar??lar, “Büyük Ahbaplar” ise u?urlar. Bu tür toplant?lar, genellikle içkisiz toplant?lar olmas?na ra?men, son zamanlarda içkiye izin verildi?i bilinmektedir. Gizlilik, Barana’n?n en önemli özelliklerinden biridir. Ancak; Barana Ba??’n?n izini ile Barana’ya konuk getirile bilinir. Konuklar?n bir saatten fazla kalmas? yasakt?r.
Baranan?n yap?laca?? yerin konusunda kesin bir gizlilik söz konusudur. Söyle?ilerde s?k? bir disiplin hâkimiyeti mevcuttur. Barana’ya kat?lanlar?n ya? durumlar? önemlidir. Bunlar; orta ya?l?lar, ya?l?lar ve gençler olmak üzere üç guruptur.
Sohbet ahbaplar? birbirlerini sevmek, saymak zorundad?rlar. Barana bir e?itim kurumu niteli?indedir. Kumar oynamak veya oynatmak, yalan söylemek, sarho? olmak ve benzeri davran??larda bulunmak suç kapsam?na girmektedir. Suçlular yarg?lan?r, suçlar?na göre çe?itleri daha sonra yarg?ya göre belirlenir ve cezaland?r?l?rlar.
“Sohbet Çavu?u” bir yafta içerisinde gerekli bilgileri toplar, Barana ba??na iletir. Bu arada, tan?klar dinlenir. Buraya kadar yap?lan bütün i?lemler büyük bir gizlilik içerisinde gerçekle?tirilir. Sohbet ak?am?, yats? namaz?ndan sonra ba?lar, sabaha kadar devam eder. Barana ba?layaca?? zaman, “Barana Ba??”n?n, “Rahat Oturun” komutu ve türkülerin çal?n?p-söylemesi ile birlikte, “Barana”da ba?lam?? olur.
Eminemin çam dibinde sesi var
Var?n bak?n bohças?nda nesi var
Bir yazmayla top püsküllü fesi var
Aman eminem kalk gidelim da?lara
Mekân tutal?m mor sümbüllü ba?lara
Baranalarda türkülerden ba?ka, Kar??lama türünde oyunlar da oynanmaktad?r. Bu oyunlardan birinin sözleri ?u ?ekildedir.
Koca ku?un yüksektedir oyunu
De?me bir ?ahine vermez pay?n?
A k?z senin nerelerin var vay vay vay
Nerelerin ah nerelerin
Harap olmu? gül gibi memelerin
All? ?alvar aman
Tabakta bal var aman
Vermezse dön gene yalvar aman
Baranalardaki sohbetler ile Ahilik ve di?er esnaf kurumlar?na ili?kin töreler birbirlerine yak?n benzerlikler içerisindedirler. Baranalarda çal?nan-söylenen ezgiler, oynanan oyunlar, hareketli canl? ve co?kuludur.
Z?YAFET GEZMELER? (BURDUR) (12) :
Bu tür toplant?lar, bir yerde toplumsal e?itim mekanizmas?n?n birçok yörede oldu?u gibi, törelerin devam etti?i, küçük-büyük aras?nda sevgi-sayg? erdemlerinin devam etti?i, k?sacas? geleneklerin sürdürüldü?ü toplant?lard?r.
Bu toplant?larda, yörenin geleneksel yemeklerinin yendi?i, yöre müzik ve oyunlar?n?n çal?n?p-oynanmas? ve icra edilmesinin yan?nda yüzük oyunu, tura oyunu vb. birçok geleneksel oyunlarda oynanmaktad?r. Bu oyunlar genellikle dostlu?u, arkada?l??? peki?tiren oyunlard?r.
Toplant?larda okunan türküler genelde a??rdan ba?lamaktad?r. Bunlar genellikle; Zeybekler, Gurbet Havalar? olur. Ritmik türküler ço?unlukla sonlara do?ru söylenir. Ancak bir ki?i oyuna kalkm?? ise, bir “Zeybek” daha sonra 9/8’lik bir “Teke Zeybe?i” ve “Teke Havas?” gibi oyunlar oynan?r. Daha sonralar? ise, “Düz Hava” tabir edilen 2/4’lük havalar ve bir duygusal ak?m?n seyri takip edilerek “Ziyafet Gezmeleri” veya “Ziyafet Gecesi”nin sonuna gelinir.
ESK? HOVARDALIK ÂLEMLER? VE E?LENCELER? (BURSA) (13) :
Eskiden Bursa’da içki içilmekte ve kad?n oynatmakta zorluk çekilmezmi?. Fakat! Bu âlemlerin yap?laca?? yerleri bulmakta zorluk çekilirmi?. Çünkü mahallelerde bu gibi âlemlere kar?? kar??anlar çok olurmu?. Bunlar için, bask?nlar bile yap?lmaktaym??. Bu nedenlerden dolay?, bu tarz toplant?lar?n yap?lmas?, düzenlenmesi hiçbir yerde ho? görülmezmi?.
Bursa’da, özellikle “Zindankap? Mahallesi” denilen bir yerde bu tür toplant?lar yap?lmaktaym??. Buradaki haz?rl?klara gündüz vaktinde ba?lan?rm??. Toplant?ya ev sahipli?i yapacak olan ki?i içkiyi, mezeyi ve hizmet edecek olan kad?n? eve koyar haz?rl?klar?n? tamam edermi?. Yats? namaz?ndan sonra, toplant?ya kat?lacak olanlar yava? yava? gelmeye ba?larlar. Âlemde türküler, ?ark?lar söylenip, oyunlar oynanmaktad?r.
Türkülerin okunmas?, makam veya dizi s?ras?na göre olmaktad?r. Bunun d???nda, hem oynanan hem de söylenen türküler bu âlemde çal?nmakta ve söylenmektedir. Alemde enstrüman olarak; Saz, Cümbü?, Ud, Keman ve Def kullan?lmaktad?r.
ODA GELENEKLER? VEYA O?LAK BAHÇELER? (BURSA) (14)
Bursa ilinde yap?lan “O?lak Bahçesi” gelenekleri, genellikle yats? namaz?ndan sonra ba?lar ve sabaha kadar sürer. Bu tür toplant?lar, genellikle odalarda yap?lmaktad?r. Odalar?n gelenekleri ayr?d?r. Oda ba?kan?na “Bayraktar” denilmektedir. Her odan?n yaz ve k?? olmak üzere ayr? ayr? yap?lan toplant?lar? ve odalar? vard?r. Müzikler ve oyunlar, gelene?e göre fas?llar içerisinde icra edilmekte ve oynanmaktad?r. Türkü ve oyunlarda; Cura, Def, Dümbelek ve Zilli Ma?a kullan?lmaktad?r.
SOHBET TOPLANTILARI VE ATE? GEZMELER? (BOLU) (15) :
Bu yöremizde sohbet toplant?lar? genellikle il, ilçe, çevre köylerin ve kasabalar?n ba? ve bahçelerindeki özel yerlerinde yap?lmaktad?r. Bu çevrelerden en önemlisi olarak kabul edilerek özel önem verilen Gerede ilçesi vard?r. Gerede’de sohbet toplant?lar?n?n ne zaman ba?lad??? kesin olarak bilinmemekle birlikte, tarihine bak?ld??? zaman geçmi?inin bir hayli eskilere dayand??? görülmektedir.
SOHBET?N YAPILI? AMACI:
Gerede’de toplant?lar?n ba?l?ca ?u amaçlar için yap?ld??? söylenmektedir.;
1- Uzun k?? gecelerinde iyi vakit geçirmek ;
2- O zaman?n toplum anlay???na göre, evden d??ar?ya ç?kmak pek mümkün olamamaktayd?. Buna göre evden d??ar?ya ancak velisiz yaln?z ba??na ç?kmaya izinli say?labilecek, b?y?klar? yeni terlemi? ve i? hayat?na at?lma ça??na gelmi? çocuklar; çocukluktan delikanl?l??a geçmi? olan gençlere yeni imkan ve gelecekleri cemiyet hakk?nda gerekli bilgileri vermek, toplum kurallar?n? ö?retmek amac? ve bunun yan?nda mert-olgun erkek yeti?tirmek amac?yla yapmak-yapt?rmakt?r. Bu yönleriyle sohbet toplant?lar? birer gençlik kurulu niteli?indedir. Buralardan yeti?en genç; arkada?lar? aras?nda üstün say?l?r. Ancak; ocaktan kovulan gence kötü gözle bak?l?r. Kovulma nedeni ne olursa olsun, gencin sosyal-ekonomik yönü oldukça kötüye gider ve hayat?n? olumsuz yönde etkiler.
3- Ekonomik yönden esnaf derneklerine ba??ml? olanlar?, sosyal bak?m?ndan da bir oca?a ba?lamak.
SOHBET?N KURULU?U:
Her y?l sohbet yapmak isteyen gençler, sonbaharda toplanarak sözü dinlenir ya?l? birisini kendilerine ba? seçerler. Buna “Ba?eski” ad? verilir. Ba?eski de, güçlü-kuvvetli birisini kendisine “Çavu?” tayin eder. Çavu?; Ba?eski’nin icra organ?d?r. ?dare kurulmu?tur. Ba?eski münasip bir günde gençleri toplant?ya ça??r?r, konular tart???l?r ve ?u kararlar al?n?r;
a- Sohbetçinin çar??da gidip-gelece?i kahveler nerelerdir veya hangisi olacakt?r,
b- Sohbetin ba?layaca?? hafta,
c- Kaç hafta devam edece?i,
d- Kimin evinde yap?laca??,
e- Masraflar?n ne yolla finans edilece?i.
Bu kararlar al?nd?ktan sonra, sohbetçiler adeta birbirleriyle karde? olmu?lard?r. Aralar?nda yap?lan i?ler karde?çe ve ba?eski taraf?ndan halledilir. Genellikle haftan?n Pazar kurulan günü olan Cumartesi günü ve gece yap?l?r. Sohbetçi, kendi kahvesinden ba?kas?na gidemez. Kahve onlar?n bir nevi kulübüdür. Kulübün reisi ba?eskidir. Kahvede her ?ey temiz ve düzenlidir. Gürültü yoktur, konu?malar, oturup-kalkmalar, gidip-gelmeler, ba?eskinin gözünün önündedir. Hiçbir ?ey ba?eskinin gözünden kaçmamaktad?r.
Çalg? tak?mlar? arada s?rada çal?p, maniler-ko?malar okurlar. Â??klardan seçme beyitler dinlenir, gençlere saz ve söz ö?retilir. Sohbetçi, sohbete sarho? gelemedi?i gibi, kahveye de sarho? olarak gelemez, arkada?lar?n? da getiremez. Misafir olarak gelenlerinde sohbet törenlerine ait kurallara uymas? gerekmektedir. Sohbetin kendine has ba?lang?ç ?ekli vard?r. Sohbetçiler; kahveye gider gibi sohbete gidemezler. Bir hafta evvel, sohbet yap?lacak ev ve sohbetçilerin toplanaca?? yer ve saat kararla?t?r?l?r. Belirli saatte bütün sohbetçiler toplan?r. Sohbetçiler eve ?u s?ra ile girerler;
1-Ba?eski,
2-Çalg?lar (Saz, Dümbelek, Zilli Ma?a),
3-K?demli Nöbetçiler,
4-Genç Sohbetçiler.
Bu s?ra hiç bozulmadan sohbet evine yakla??l?rken, “Sohbet Pe?revi” çal?n?r. Evdeki dizil
?? de d??ar?daki dizili?in hemen hemen ayn?s?d?r. Bir yar?m daire ?eklinde oturu? biçiminde eve giri? yap?l?r. Yar?m dairenin tam ortas?nda Ba?eski, solunda Sazc?lar, sa??nda k?demine göre sohbetçiler s?ralan?r. ?lk i? olarak, Ba?eski ev sahibine yard?mc? olacak iki ki?iyi seçer. Daha sonra kahveler içilir. Art?k sohbetin ba?lama zaman? gelmi?tir. Daha önce, yeni Ba?eski seçimi yap?l?r. Bu seçim için k?sa bekleme süresinden sonra, sohbetçilerin de oyu al?narak e?lencelere geçilir.
E?lencenin ba??nda oyunlar oynan?r. ?lk oyun,“Dönmek Oyunu” tabir edilen hareketli ve ?ark?l? bir orta oyunudur. Bu oyuna dâhil olanlar kollar?n? s?varlar. Ba?ta sazlar, ?ark?c?lar olmak üzere s?raya dizilip evin içinde sohbet ?ark?lar?n?n ara na?mesini çalarak üç defa dönerler. Dönü? an?nda ev sahibi üzerinde mum yanan bir iskemleyi ortaya koyar. Dömbekçiler(Oyuna dâhil olanlar)iskemlenin etraf?nda bir daire çizerek;
Sohbetçi çar??dan a?t? aman aman
Ali’nin tebdili ?a?t? aman aman
Seyid’de b?rakt? kaçt? aman aman
Yemeyiz böyle sohbeti
Çekmeyiz böyle sohbeti
Ali’nin yanar lambas? aman aman
Aln?nda kara damgas? aman aman
Hac? Yakup sohbet babas? aman aman
Yemeyiz böyle sohbeti
Çekmeyiz böyle sohbeti
Ali’nin pe?kiri kara
Karada?l? istiyor para
Gayri sen nöbetçi ara
Yemeyiz böyle sohbeti
Çekmeyiz böyle sohbeti
Adl? türkünün m?sralar?n? okuyarak sohbete tamamen hâkim olma bölümlerine geçilir. Bu bölüm, oyun ve türkülerle bir süre devam eder. Daha sonralar? biti? bölümü yava? yava? yakla??rken son olarak;
Da?dan kestim bir de?enek ay o?ul,
?alvar? benek benek ay o?ul,
?alvar mintan bir örnek ay o?ul
Aman aman bilirmisin
Gel desem gelirmisin
Gerede’nin evleri ay o?ul
E?ri bü?rü yollar? ay aman
Kardan beyaz kollar? ay o?ul
Aman aman bilirmisin
Gel desem gelirmisin
Türküsü ile sohbet sona ermi? olur.
Bolu iline ba?l? Gerede ilçesinin d???nda, Mudurnu ilçesinde, özellikle de gençler aras?nda yap?lan, daha sonralar? ya?l?lar aras?nda da yayg?nla?an “Ate? Gezmeleri” toplant?lar? vard?r. ?imdi bu gelene?i k?saca aç?klamaya çal??al?m.
ATE? GEZMELER? (BOLU) :
Bu tür toplant?lar, sohbet toplant?lar?nda oldu?u gibi delikanl?lar?n e?itimini sa?lay?p, görgülerini artt?rmak amac?yla yap?lan toplant?lard?r. Bu toplant?n?n geleneksel ad? birikmedir. Yap?lan ara?t?rmalar sonucunda, uzun k?? gecelerinde “Birikme” yap?lacak evde özel olarak yak?lan ate? nedeniyle bu isimsin verildi?i san?lmaktad?r.“Ate? Gezmeleri” üç bölüme ayr?lmaktad?r.
1- Ate?lere, toplant?lara hiç kat?lmam?? olanlarla; bir iki y?ldan beri ate? gezip görgüsünü art?rm?? olanlar al?n?r.
2- ?kinci k?s?m ate?lere orta ya?l?lar al?n?r.
3- Son bölüm ate? toplant?lar? ise; olgun be? vakit namaz?n? k?lan ki?ilerce düzenlenir.
Yap?lan masraflar Birikmeye gelenlerce e?it olarak ödenece?i gibi, tüm olarak ev sahibi taraf?ndan da ödenmektedir. Buna “Erfane” denilir. K?? sonunda yap?lan son birikmeye “Pabuç Giyme” ad? verilmektedir. Ate?’e kat?lanlar birbirlerine yarenlik eder ve birbirlerine yaren diye hitap ederler. Bu tarz hitaplar; karde?lik, akrabal?k ba?lar?ndan daha s?cak ve daha duygusal bir anlam ta??maktad?r. Birikmeyi yöneten ki?iye, “M?c?k” denir.
Bu tür toplant?lar genci, aileden topluma geçi?e haz?rlayan ilk e?itim yeridir. Toplum içinde yemek yeme, oturma, konu?ma, disipline uyma, oyun oynamas?n?, saz çalmas?n?, türkü söylemesini ö?renmek ate? gecelerin de verilen ö?ütlerle ba?lamaktad?r.
Bu tarz toplant?lar, Yurdumuzun di?er yörelerinde oldu?u gibi Bolu ili ve çevresinde de yava? yava? ortadan kalkmaktad?r. Bu toplant?lar ancak çok yak?n aile ve arkada? çevresi taraf?ndan yap?lmaktad?r.
ÇANKIRI’DA TOPLU ÇALMA SÖYLEME GELENE??:(16)
(Çank?r? türkülerinin çal?n?p-söylendi?i âlem, gezme ve e?lenceler)
Çank?r?’n?n e?lence ve âlemlerinin yap?ld??? ba?l?ca yerler; Karaköprü Bahçeleri, Feslikan, Kale, Ta?mescit gibi umumi gezinti yerleriyle birlikte, delikanl?lar?n Ko?ma, Bozlak söyledikleri Kur?ana (/Ku?ane) ile, Kurban Tepesi, Kayaba??, ?ehre hakim olan e?lence ve alem yerleridir. Eskiden, otuz ya??n? geçmeyen, bile?ine ve yumru?una güvenmeyen delikanl?lar buralara ç?kamazlarm??. Ayr?ca; Yörede sadece erkek cümbü?leri ve toplant?lar? yap?lmazm??. Aksine kad?nlar?n kendi aralar?nda “P?nar Gezmesi” dedikleri Karaköprü Bahçeleri gezmesi çok me?hurmu?. Bu gezmeler daha çok yaz mevsiminin sonuna do?ru yap?l?rm??. Gezmeden üç gün önce kad?nlar k?na yak?p, sekiz-on çe?it elbise haz?rlarlar. ?ki gün önceden gidecekleri bahçeye; et, pirinç, ?eker, un gibi malzemeler gönderirler. Cumartesi günü güne? do?madan önce zengin aileler araba ile gücü yetmeyenler ise yaya olarak ?ark?lar-türküler söyleyerek bahçeye giderler. Bahçe sahipleri, konuklar?n? kar??layarak bahçeye götürür. Bir müddet oturup sohbet edildikten sonra yemek fasl?na geçilir. Yemekten sonra, herkes üzerine oyun elbiselerini giyer ve halkalar halinde dizilerek “Helisa Oyunu” çekerler. (Helisa, bir tür halay oyunudur.)
?stanbul da bir kuyu var
?çinde tatl? suyu var
Her güzelin bir huyu var
Helisa……. Helisa…….. (Bu deyi? birkaç defa tekrar edilmektedir.)
Bu tür e?lencelere ve gezmelere isteyen Çengi getirip oynat?r. Çengi oynatma s?ras?nda oyuncular halka yaparlar, halkan?n ortas?nda def çalarak oynarlar. Oyun ve e?lencelerdeki ahenk, ö?len yeme?ine kadar sürer. K?sa bir aradan sonra, ak?ama kadar tekrar devam eder. Daha sonra herkes evine gider. Bu tür e?lence ve sohbetlerin d???nda; Çank?r? ilimizde özellikle de Ahilik dönemlerinden kalma “Çank?r? Yaren Sohbetleri” de vard?r.
ÇANKIRI YAREN SOHBETLER? (ÇANKIRI) : (17)
Çank?r? Yaren Sohbetlerini aç?klamadan önce, sohbetin tarihi geli?imini, dayand??? kurumlar? ve buna ba?l? kollar? incelemeye çal??al?m.
Yarenin Tarihi Geli?imi: Yaren sohbetlerinin temeli, XIII. yy da Anadolu’da görülen Ahilik Kurumuna dayan?r. Bu te?kilat, XIII. yy dan, XX. yy ba?lar?na kadar Anadolu’da esnaf ve sanatkâr birli?inin kar??l??? olarak kullan?lm??t?r.
Ahilik; kent, Kasaba ve köylerde esnaf-sanatkâr kurulu?lar?n?n elemen yeti?tirme, i?leyi? ve denetimlerini düzenleyen kurum idi. Bu te?kilat?n kökeni hakk?nda de?i?ik görü?ler bulunmaktad?r. Bat?l? Do?ubilimciler, Ahili?i Do?u da Araplar aras?nda geli?mi? Fütuvvet te?kilat?na dayand?rmakla birlikte, yinede Ahili?in Anadolu Türklerine özgü sosyal ve manevi bir kurulu? oldu?unu kabul etmektedirler.
Ahilik, XIII. yy da genç Ahileri yeti?tirmek için, gündüzleri çal??an esnaf kurulu?lar?n?n fonksiyonlar?n?, geceleri ise “Sohbet Toplant?lar?” ?eklinde sürdürmekteydi. Yani; gündüzleri esnaf te?kilat? ile mesleki beceriler kazand?ran gençlere geceleri de “Sohbet Toplant?lar?” ile manevi de?erler, ahlak, e?itim, vatanda?l?k bilgileri verilerek onlar?n hayat ve hareketlerini denetim alt?na almak genel amaç idi. Çünkü Ahilik, gençlerin tüm ya?ant?lar? boyunca sorumlu olduklar? tek kurum idi.
Birlik, beraberlik ve karde?li?e çok ihtiyac?n duyuldu?u dönemlerde, halk?n maneviyat?n? düzeltmek, milli duygular?n? ayakta tutmak için çaba sarf eden yüce ki?ilerin kurduklar? kurulu?lar daha sonra bar?? dönemlerinde de halk aras?nda de?i?ik biçimlerde sürdürülmü?tür. Bu kez, dirlik ve düzenli?in devam?, ki?ilik e?itimi do?rultusundaki fonksiyonlara yönelmi?tir. ??te; “Yaren” yenili?in bir uzant?s? olarak karde?lik fikrini eyleme dönü?türmü?tür. Fütuvvet ve Ahilik bir tarikat olmay?p, dini-ahlaki, sosyo-ekonomik ilkeleriyle iç içe ya?am?? disiplinlerdendir.
Yarenin her ne kadar da Ahilikle ba?lant?l? olarak Anadolu’da ortaya ç?kt??? söylenmekteyse de, bu kurumun Orta Asya kültürünün göçler yoluyla Anadolu’ya gelmi? bir uzant?s? oldu?u görü?ü daha yayg?nd?r. Yaren Sohbetleri’nde “Ba? A?a” ve “Küçük Ba? A?a” isimleri s?k s?k geçmektedir. Bu isimler, Yaren Sohbetlerinin bir parças?d?r. Bu isimlerin ne anlama geldi?ine bir bakal?m; O?uzlar 24 boy idiler. Hanlar han? bir boy’a, beylerbeyi di?er bir boy’a mensup idi. Di?er 22 boyun da birer beyleri vard?. O?uz beylerinin toplant?lar? o?uz töresince yap?lmaktayd?. Her ?ölen, bir boy beyinin ota??nda yap?l?rd?.
Hanlar han?n? ota??ndaki toplant?, di?er toplant?lardan daha güzel ve görkemli olurdu. Dede Korkut’un belirtti?i gibi, tepe gibi et y???l?, göller gibi k?m?z sa??l?r, ozanlar gelir kopuz çalar, boylar boylan?r, soylar soylan?rd?. O günkü hanlar han?m?z bu günkü Ba?a?a yerine geçmektedir. Hak ve adalet ölçülerinden ayr?lmad?kça, Ba?a?a Yaren Meclislerinde Her?eye hâkimdir. Mecliste ikinci kuvvet, “Küçük Ba?a??”d?r.
Çank?r? Sohbeti, Alevi-Bekta?i Cem’inden, Konya Oturaklar?ndan, Ankara Cümbü?ünden ve Anadolu’daki di?er halk e?lence ve toplant?lar?ndan tamamen farkl?, kendine özgü bir kurumdur. Türk Halk?n?n güzel sanatlara, güzelli?e kar?? ruhunda ta??d??? e?ilimlerin bir ifadesidir.
Yaren Sohbetinin Kurulu?u: Her sonbahar mevsiminin ba??nda Çank?r? mahalle ve köylerinde yedi-sekiz ki?iden olu?an ya?l?lar gurubu toplan?r. Ya?l?lar gurubu, ya?lar? ve seviyeleri ayn? düzeyde olan ki?iler taraf?ndan olu?turulmaktad?r. Toplanma yerleri, köylerde köy odalar?, merkez mahallelerde ise, yaran evleridir. Toplant?da sözü geçen ki?ilerden birisi, “Bu y?l ocak yakal?m” ya da “Bu y?l yaren yiyelim” veya “Bu y?l sohbet yapal?m” der. Bu öneriler kabul edildi?i zaman, o günkü toplant?da yaren üyeleri seçilir.
Büyük ve Küçük Ba?a?alar bu toplant?larda seçilir. Bu seçimden önce, seçim günü kararla?t?r?l?r ve seçilecek olan ki?ilerin r?zalar? al?n?r. Yaren say?s?n?n ne kadar olmas? gerekti?i köy ve mahallelere göre de?i?mektedir. Genellikle kabul edilen ideal say? 30’a ç?kmakla birlikte, köylerde bu say? 30-40 aras?nda de?i?mektedir. Yarenlerin “Erfane” isimli ilk toplant?s?nda, bütün y?l boyunca yap?lacak i?ler ve yanacak yemeklerin bir ön konu?mas? yap?l?r. Çavu? ve çalg?c? tutma i?i de kararla?t?r?l?r. Bu ki?iler genellikle parayla tutulan ki?ilerdir. Yarenden say?lmazlar. Bu gecelere yaren olmayan kat?lamamakla birlikte, konuk dahi kabul edilmemektedir.
Sohbet Odas?nda Uygulanan Kurallar-Gelenekler ve Sohbetin Yap?l???: Sohbet odas?nda uygulanan kurallar ve gelenekler sohbetin temelini olu?turmaktad?r. Y?llardan beri bu kurallar tamamen de?i?mekle birlikte, yine de baz? bölümleri canl? olarak uygulanmaktad?r. Disiplin, e?lence ve ho?görünün birlikte yer ald??? sohbetler, yarenin insanlar?nca da benimsenmi?, sevilmi? ve günümüze kadar gelmi?tir. Halk?n bu konuda hiçbir ?ikâyeti olmam??t?r. Bu sayede sohbetler yöre halk?n?n ayr?lmaz bir parças? durumuna gelmi?tir. Sohbet odas?na ilk girenler çalg?c?lard?r. Çalg?c?lar?n herhangi bir giri? törenleri yoktur. Çalg?c?lar, çavu?un ?ahni?in (?ah ?çin) Bölümü’ne oturtulur. Odada bu bölüm yok ise, kap?ya yak?n bir kö?e çalg?c?lar için ayr?l?r. Çalg?c?lar oturunca “Giri? Pe?revi”ne ba?larlar. Çalg?c?lardan sonra çavu?, Küçük Ba?a?a’ya haber verir. Ba?a?a sa? ayak ile içeriye girer, bu hareket ?slamiyet ile ilgilidir. Peygamber efendimiz herhangi bir haneye ya da odaya girerken önce sa? aya??n? basard?.
Küçük Ba?a?a odaya girdikten sonra, giri?e göre sol tarafta, kendine ayr?lm?? olan yerine oturur. Daha sonra çavu?, Yarenlerin odaya girmesi için küçük ba?a?adan izin ister. Çavu? d??ar? ç?k?p yarenleri davet eder. Giri? teker teker ya da iki?erli guruplar halinde olur. Bu guruplar bazen de dörderli guruplar halinde olabilmektedir. Odaya girdikten sonra, uzunca bir selamla?ma töreni olur. Selamla?ma töreninden sonra, bütün yarenler sessizce oturur ve pe?rev devam eder. Çalg? tak?m? önce, “Ak?am Oldu” türküsünü söyler. Daha sonra, “Üzü?ümün All? Pullu Ta?? Var”, “Evlerinin Önü Çepçevre Avlu”, “A?k?n Çakma??n? Sineme Çald?n”, “Sabah?n Seher Vaktinde” gibi türküler okunur. Daha sonra, kahve içimine geçilir. Kahve içiminden sonra, tekrar ara müzi?e geçilir. Sesi güzel olan yarenlerden birkaç? yüzleri ba?a?aya dönük biçimde diz çökerek oturup ?u türküyü söylerler.
Ah yine ak?am oldu ezan sesi var
Yar yar aman
Hep ellerin e?i ?ss? var
Ben garibin ?u diyarda nesi var
Yar yar aman
Ben saramam ey efendim beni sars?n
Seni yar sars?n seni
Vaz geçemem ey efendim kim sars?n seni
Seni yar sars?n seni
Bütün bu türküler topluluk halinde söylenir. Bu türküden sonra di?er mahalli türkülere geçilir. Bütün bu türküler, bir saat süreyle hep beraber söylenir. Sohbet gecesi kesinlikle rak? içilmez, k?z oynat?lmaz, ta?k?nl?k yap?lmaz, herkes güzelce oturup sohbet eder. Sohbetlerde kara gün dostu kazan?l?r. Ayr?ca; yaren aras?nda hayret edilecek derecede hürmet ve samimiyet ortamlar? do?maktad?r. Sohbetlerde bir de “Arap Verme Merasimi” vard?r. Bu merasim, ba?l? ba??na bir ahenktir. Sohbet gecesi da??lmadan önce gelecek haftan?n oca??n? yakacak ki?iye kar?? “Arap Verme Merasimi” yap?l?r. Bu ki?iye “Güveyi” denir. Daha sonra s?ras?n? savacak ki?iye ise, “Sa?d?ç” ad? verilir. Sohbet da??l?m?ndan önce, küçük ba?a?an?n alt taraf?nda güveyi, onun yan?nda sa?d?ç oturur. Yaren de güzel seslilerle çalg?c?lar aya?a kalkar ve ba? a?an?n huzuruna gelerek;
Fakirin geldi divane
Elinde gül dane dane
Yaren ba?? izin kime
?ç a?am afiyet olsun
Sohbetin mübarek olsun
Ba??nda ya?l? bir astar
Gel a?am cemalin göster
Yarenler sohbetin ister
?ç a?am afiyet olsun
Sohbetin mübarek olsun (adl? türküyü söylerler)
Bu türkülerden sonra, küçük ba?a?an?n huzuruna gelerek özel bir makam ile
Evlerinin önü ?im?ir
Günler do?ar ???l ???l
Pilav? ya?l?ca pi?ir
?ç a?am afiyet olsun
Sohbetin mübarek olsun
Evlerinin önü dere
Gelir gö?üs gere gere
Pilav?n içine deve
?ç a?am afiyet olsun
Sohbetin mübarek olsun
Bahçelerde erik olmas?n
Soyunda Yörük olmas?n
Eviniz çürük olmas?n
?ç a?am afiyet olsun
Sohbetin mübarek olsun
Türküsünü söylerler.
ARAP VERME TÖREN?
Yemek yenilip, kahve içilip ve hazm? kolayla?t?r?c? oyunlar oynand?ktan sonra, “Arap Verme Töreni”ne geçilir. Yarenler da??lmadan önce gelecek hafta oca?? yakacak yarenlere “Arap” verilir. Arap; Yaren Sohbetinde zilli ma?a ve tef’e verilen isimdir. Zilli ma?a ve tef oca?? kim yak?yorsa ona gider ve onda kal?r. Çavu?, Büyük Ba?a?a’n?n önüne ?amdan koyar ve sazlar “Arap Verme Havas?”n? çalmaya ba?lar. Bu arada iki fincan kahve içilir.
Güzel sesli yarenlerden dört-be? yaren aya?a kalkar ve Büyük Ba?a?a’n?n huzuruna gelirler. Ortada Arap’? teslim edecek yaren diz üstüne oturur. Önünde bir tepsi, üstünde zilli ma?a ile tef bulunur. Bu arada “Arap Verme Türküsü” söylenir. Bu türkü, yarenler taraf?ndan söylenirken tepsi ile birlikte zilli ma?a ve tef ocak sahiplerine verilir. Bu tören s?ras?nda okunan türkünün sözleri ?öyledir.
Ocak yakar ç?ray?nan
Sohbet yapar S?ray?nan
S?ra de?il paray?nan
?ç a?am afiyet olsun
?çmezsen u?urlar olsun
Yaren Sohbetinde Oynanan Oyunlar: Sohbetlerin önemli say?lan bölümü oyunlard?r. Asl?nda k?? geceleri ho?ça, e?lenceli vakit geçirme i?i oyunlar vas?tas?yla olmaktad?r. Bu bak?mdan yaren meclislerini çekici duruma getiren ?eylerden biriside oyunlard?r. Bu nedenle, yaren sohbetleri e?lence ve oyun kurumu olarak nitelendirilmi?tir. Yaren oyunlar?, geleneksel özelliklerini korumu?, y?llardan beri tekrarlanan, oynanan geleneksel oyunlar olarak bu meclislerde yer alm??t?r.
Yarende çok çe?itli oyunlar bulunmaktad?r. Bunlar; halk oyunlar? ve e?lence oyunlar? olarak iki guruba ay?rabiliriz. “Yelpük” ismi verilen oyunlar, saz e?li?inde ritim ve ahenge önem verilerek oynanan oyunlard?r. Di?er oyunlar ise; beceri, çabukluk ve zekâya yer veren oyunlard?r. Tura, Yüzük, ??ld?r??p gibi oyunlar geleneksel olarak sohbetlerde çok s?k oynanan oyunlard?r. Bu oyunlarda Ba?a?a genellikle ba?da? kurar. Yani; saatlerce ayn? biçimde oturma zorunlulu?u kald?r?l?r. Sohbetlerde ba?l?ca; Yüzük Oyunu, Tura Oyunu, Yatt? Kalkt? Oyunu, Samut Oyunu, Helisa Oyunu gibi oyunlar oynanmaktad?r.
SOHBET (ÇANKIRI) : (18)
Sohbet; içkisiz, kad?ns?z, edep ve terbiye dairesinde, çok s?k? bir disiplin alt?nda yap?lan, içerisinde müzikle raks?n yer ald???, ahlaki ve içtimai bir toplant?d?r. Bilindi?i gibi, Ahilik, Fütuvvet esas?na dayanan bir tarikatt?. Her Ahi sofras?, eli ve kap?s? aç?k, gözü, dili ve beli kapal? olmas? ?artt?. Bu esaslardan mülhem olan sohbet yaran? da çevresindeki insanlara kar?? iyi, karde?çe duygular besler, sofralar?, elleri, kap?lar? aç?k, dilleri, gözleri kapal? bulunurdu. Sohbete devam edenlere “Yaran” denilirdi. Yaran için sarho? olmak, kumar oynamak, kad?n pe?inde ko?mak ay?pt?.
Sohbet, vaktiyle terbiye oca??yd?. Babalar evlatlar?n?n terbiyeleri için sohbetlere çok itibar ederlerdi. Çok ha?ar? evlatlar sohbetlerde terbiye görmü?ler, edep, erkân ö?renmi?lerdir. ?u atalar sözü Çank?r? da hala söylenir.
“O?lan atadan ö?renir sohbet gezmeyi,
K?z anadan ö?renir sofra dizmeyi.”
Çank?r? sohbetinin Alevi-Bekta?i Ceminden, Konya oturaklar?ndan, Ankara Cümbü?ünden, Anadolu’nun di?er bütün halk e?lence-toplant?lar?ndan çok ayr?, özel ve orijinal bir mahiyeti vard?r. Çank?r? sohbeti, Anadolu’nun tipik halk e?lence toplant?lar? içerisinde müstesna bir varyant husule getirmekte ve benzeri toplant?lara çok özel bir çe?it ilave etmekte, Türk halk toplant?lar? çe?itlerini zenginle?tirmektedir.
Çank?r? sohbetlerinin her ?eyden önce, hususi bir odas? vard?r. Odan?n plan? geleneksel ev mimari plan?na göre yap?lmaktad?r. Odan?n tavan? i ?lemeli, ?erbetlikleri ise, sanatl? olur. Sohbetçiler sohbete temiz, en güzel elbiseleriyle gelirler, her yer güzellik ve temizlik içerisindedir. Odada yanan oca??n sa? ve sol taraflar?na yere sevai-kutnu minderlerden birkaç? konur. Buralara ba?a?alar oturur. Sohbet odas?na ilk önce çalg?c?lar gelir oturur. Yemeklerini yedikten sonra, yaran gelmeye ba?lay?nca “Çulhac?o?lu Pe?revi”ni çalmaya ba?larlar. Çalma i?lemi uzun zaman devam eder. Oturma merasimi bitince saz, fas?la girer. Sohbet gecelerinde; “Ah Yine Ak?am Oldu, Yüzü?ümün All? Pullu Ta?? Var, Evlerimin önü Çepçevre Avlu, A?k?n Çakma??n? Sineme Çald?m, Sabah?n Seher Vaktinde Görebilsem Yârimi, Girdim Yârin Bahçesine, Kalk Gidelim Karata?a Yoku?a” vb. türküler söylenir.
Davetli misafirler gelmeye ba?lay?nca saz, misafirlerin önemine göre tertiplenir. Mesela Sabahi’den veya Hüseyni’den bir fas?l ba?lar, usule a?iyan birinin okudu?u bir gazelden sonra Divan, Ko?ma, Müstezat, Semai, Kerem, Kesik Kerem okunur. Sohbetin en enteresan k?sm?; “Arap Verme Usulü”dür. Sohbette, zilli Ma?a ile def’in isimleri “Arap”t?r. Ocak kimde ise, bunlar bütün bir hafta onda kal?r. Çavu?; elinde uzun bir ?amdanla öne dikilir. Büyük Ba?a?a’n?n önüne gelirler. 12 telli saz, G?rnata, Keman, Def, Zilli Ma?a, Ka??ktan mürekkep saz tak?m? çal?p söylemeye ba?lar.
Fakirin geldi meydana
Elinde gül dane dane
Yaran ba?? izin kime
Sözleriyle ba?layan ezgi çal?n?p-söylenir. Yarandan s?ras?n? savanla, s?ras? gelen ocak sahipleri, küçük ba?a?a’n?n önünde halk olup otururlar. Kahveler gelir, ?amdan ortaya konur. Bu sefer Arap’? alacak olana kar?? gene hep bir a??zdan;
Hac? hac?, can?m hac?
Ba??dad?r alt?n tac?
Sohbet tatl? sonu ac?
A?am afiyet olsun
Sohbetin mübarek olsun… Ezgisi çal?n?p söylenir.
“?ç A?am” derken, kahve yeni sahibine uzat?l?r, fakat birden verilmez, nihayet verilir. Sohbetin a??r ve eziyetli oldu?una dair nasihatleri havi ezgiler okunur. Burada yemeklerin nefasetine dikkat olunmas? tavsiye edilir. Sonra, Arap’?n iyi muhafaza edilmesine dair olan ezgi söylenir. Kahveler içilir ve
Git çar??ya ya??n ac?s?n alma
Ak?ama kaday?f geceye helva….,
Gibi deyi?lerle yeni ocak sahibine nasihatler verilir. En son eski ve yeni ocak sahipleri oynat?l?r. Bunlardan sonra çalg?c?lar dâhil, bütün yemek misafirleri kalk?p giderler. Daha sonra suçlu varsa suçlular için mahkeme kurulur. Mahkemeden sonra, birer kahve içilir E?er arzu edilirse bir de “Helisa” oyunu oynan?r. Aya?a kalk?p halka olunur. Herkes birbirini küçük parmaklar?ndan tutarak hep bir a??zdan;
?stanbul’da bir kuyu var
?ekerden tatl? suyu var
Her güzelin bir huyu var
Helisa helal olsun
Yansa y?k?lsa
Koynuma girse
?eftali verse Helisa.
Denildikten sonra, di?er beyitler okunur. Bunlar içinde, “E?ilin Kavaklar” sözü gelince hep birden e?ilinir, “Do?rulun Sunalar” deyince, hep birden do?rulunur. “Süzülün Çengiler” deyince eller yukar? kalkarak bir devir yap?l?r ve sohbete son verilir. Çank?r?’n?n yak?n geçmi?te müzik ve oyun sahas? yaln?z sohbet ve dü?ün demek de?ildi. Yaz?n kapal? yerler d???nda, Mesela; Karaköprü Bahçelerinde, Feslikan, Kale, Ta?mescit gibi gezinti yerlerinde Kur?ana, Kurban tepesi, Kayaba??, Savakba?? gibi teferrüç yerlerinde de eski ezgiler söylenir ve yerli oyunlar oynan?rd?.
Buralarda bilhassa ?ehre hâkim olan yerlerde yaln?z delikanl?lar Ko?ma, Bozlak okumazlar, kad?nlarda bahçelerde e?lenirlerdi. “Kaftanl?, Fermaneli, Canfes ?alvarl?, Entarili, Fistanl?, Belleri gümü? Kemerli, Gerdanlar? ?ncili, Alt?nl?, Elmasl?, Ba?lar? Namaz beziyle örtülü tazeler, K?zlar, Gelinler el ele verip halka te?kil edip, “Helisa” çekerlerdi. ?steyen “Çengi” getirip oynat?rd?.
D?PNOTLAR:
1- TEZCAN, Mahmut; Sosyal De?i?me Sürecinde Çank?r? Yaren Sohbetleri. Ankara–1989
2- A.g.e
3- A.g.e
4- YALGIN, Ali R?za; Cenupta Türkmen Oymaklar?. Cilt 1, s 267.
5- YÖNETKEN; Halil Bedii; Kütahya ve Afyon’da Müzik Oyun Folkloru, Türk Folklor Ara?t?rmalar? Dergisi, Cilt 4, Say? 89.
6- ÖCAL, Mehmet-BARAN, Süleyman; ?l ?l Halk Müzi?imiz ve Oyunlar?m?z Ankara 1991.
7- A.g.e
8- A.g.e
9- BOZY???T, Ali Esat; Ankara Notlar? ve ?ncelemeleri. (Özel Ar?iv)
10- Bal?kesir ?l Y?ll??? 1973, s 178-179.
11- A.g.e- s 231-232.
12- EZG?, Sümer (Türk Halk Müzi?i Sanatç?s?)
13- YEN?SEY, Fazl?; Bursa Folkloru, Bursa 1955, s 217-218.
14- A.g.e.
15- Bolu ?l Y?ll??? 1973, Sohbet Toplant?lar?, s 263.
16- NAH?T, Tahsin; Çank?r? Halk Edebiyat?, s. 43.
17- TEZCAN, Mahmut; A.g.e, s. 379.
18- YÖNETKEN, Halil Bedii,; Çank?r?’da Sohbet, Derleme Notlar?, s.23-36.
Son Güncelleme (Cumartesi, 25 Temmuz 2009 20:38)


