Puşkin ve Ulusal Rus Operası
Güncel - Voyvoda Caddesi Toplant?lar? 2005-2006
Pu?kin ve Ulusal Rus Operas?
Operan?n, 16. yüzy?lda ?talya’n?n Floransa kentindeki Kont Bardi’nin saray?ndaki denemelerle do?du?u kabul edilir. ?lk opera eseri olarak kabul edilen Daphne, 1589 y?l?nda Rinuccini’nin librettosu üzerine Peri ve Corsi taraf?ndan bestelenmi?ti. Bunu takip eden y?llarda ?talyan operas?, bütün Avrupa’ya h?zla yay?lm??t?.
Rusya’ya bakt???m?zda, "Bat?l?" olarak niteledi?imiz müzi?in, 18. yüzy?lda Çar I. Petro döneminde sarayda icra edildi?ini biliyoruz. Çar’?n Vivaldi, Tartini, Telemann ve Corelli gibi bestecilerin eserlerini çalan bir orkestras? vard?. Çar, Avrupa’ya yapt??? yolculuklar?n sonucunda ülkesinde reformlar yapmaya ciddi olarak niyetlenmi?ti. Yap?lanlar? maddeler halinde genel hatlar?yla s?ralamak gerekirse:
- Kilise devlet denetimine al?nd?.
- Din okullar?ndaki e?itim laik bir anlay??la yeniden düzenlendi.
- Bilim ve teknik alanlar?nda ülkenin geli?im gereksinimlerini kar??layacak uzmanl?k okullar? aç?ld?.
- Takvim ve alfabe de?i?iklikleri gerçekle?tirildi.
- Eski Yunan ve Latin klasiklerinden çeviriler yap?ld?.
- Bilimler Akademisi kuruldu ve Bat? ülkelerinden yüzlerce uzman getirildi.
- Ba?kent, Moskova’dan bat?ya aç?lan pencere olarak nitelenen St Petersburg’a ta??nd?.
Çar I. Petro’nun sanat alan?ndaki çabalar? ise daha çok tiyatro alan?yla s?n?rl? kalm??t?. Ruslar ülkelerinde gerçek anlamda operan?n giri? ve yay?l?m?n? 18. yüzy?lda hâkimiyet süren üç kad?na –Çariçe Anna ?vanova, Çariçe Elizabeth Petrovna ve özellikle de Çariçe II. Katerina’ya borçludurlar. Büyük de denilen II. Katerina’n?n otuz dört y?l süren çariçeli?i, Rusya’da opera tutkusunun artt??? ça? olmu?tur.
?lk halka aç?k tiyatro binas? 1703’te St Petersburg’ta aç?lm??, ancak burada yo?unlukla yabanc? oyunlar temsil edilmi?ti. Ayn? zamanda Paisiello, Galuppi, Salieri gibi pek çok ?talyan besteci Rusya’ya gitmi?ti. Dolay?s?yla 19. yüzy?ldan önce Rusya’da opera etkinliklerinden bahsetmek mümkünse de, Rus operas?ndan bahsetmek mümkün de?ildir. Rus operas?n?n Glinka’yla do?du?u kabul edilir. Daha do?rusu pek çok yazar, Glinka’n?n Çar ?çin Ya?am operas?n?n sahnelendi?i an?, Rus operas?n?n do?u? an? olarak kabul eder (Bol?oy Tiyatrosu, 27 Kas?m 1836). Bunun nedeni, ilk kez bir Rus taraf?ndan opera besteleniyor olmas? de?ildi. Çünkü Glinka’dan önce de baz? Rus besteciler operalar bestelemi?ti. Örne?in Matinski ve Paskeviç’in Rusça baz? eserleri vard?. Çok daha önce, 1772 y?l?nda bir Rus taraf?ndan ilk Rusça opera Anyuta bestelenmi?ti. N. Popov’un yazd??? libretto günümüze ula?abilmi?se de müzi?i kay?pt?r. Bu nedenle Anyuta’y? sa?l?kl? olarak de?erlendirebilmek mümkün de?ildir.
Glinka’n?n Çar ?çin Ya?am operas?n?n ilk Rus operas? olarak kabul edilmesinin pek çok sebebi vard?r ki, asl?nda bunlardan en önemlisi do?al olarak operan?n Rusça olmas?d?r. "Dil" faktörü, di?er ülkelerin opera alan?nda, kendi varl?klar?n? gösterme çabalar?nda da belirleyicidir. Örne?in Alman operas?, Heinrich Schütz’ün 1627 y?l?nda besteledi?i Daphne ile ba?lat?labilirse de, librettonun Rinuccini’nin librettosundan çevrildi?ini dü?ünürsek 17 y?l sonraya Sigmund Staden taraf?ndan bestelenen Seelewig’e (1644) gitmek gerek. Pek çok kaynakta ?ngiliz Operas? Henry Purcell’?n Dido ve Eneas’?yla (1689), Frans?z operas? ?talyan as?ll? Lully’nin Cadmus ile Herminone’si (1673) ile ba?lat?l?r. Ancak ?unu da belirtmek gerekir ki, ad? geçen bütün bestecilerin müzikal aç?dan ?talyan stiliyle çok s?k? ba?lar? vard?r ve bu son derece do?ald?r. Bu ba?lar?n bulan?kla?mas? ya da en az?ndan bulan?kla?t?rma çabalar?, Frans?z ?htilali’nin sonuçlar?ndan biri olan "ulusalc?" fikirlerin benimsendi?i döneme denk dü?er.
Bir operan?n "ulusal" olarak nitelendirilmesindeki ikinci önemli faktör ise, konu ve karakter seçimleridir; bu seçimlerin, o ulusa özgü olmas?d?r. Tam bu noktada, bu konunun ikinci kahraman? Pu?kin kar??m?za ç?kar. ?lk ulusal Rus operas? olarak nitelenen Glinka’n?n Çar ?çin Ya?am operas?, bir Pu?kin eseri üzerine kurulmam??t?. Fakat Pu?kin, ulusal olarak nitelenen ilk Rus yazar?yd?. 1878 y?l?nda Paris’te, Victor Hugo ba?kanl???nda toplanan Uluslararas? Edebiyat Kurultay?’nda ba?kan yard?mc?s? olarak yer alan Rus yazar? ?van Turgenyev, yapt??? konu?mada ?öyle diyordu:
"…?ki yüzy?l önce, 1678’de, henüz ulusal bir edebiyat?m?z yoktu. ?ki yüz y?l önce, sizi pek de anlamaks?z?n size yönelmi?tik; bugün bizi meslekta?lar?n?z olarak kabul ediyorsunuz…"
Pu?kin’e gelinceye dek Rus edebiyat?na k?saca bakacak olursak, Pu?kin’i daha do?ru bir yere konumland?rabiliriz. Üstelik Pu?kin’in eserlerinde kendinden önceki Rus edebiyat?n?n etki ve izlerini görmek mümkündür.
Rus edebiyat? tarihçileri, 19. yüzy?l öncesi Rus edebiyat?n? sözlü edebiyat, eski Rus edebiyat?, klasisizm ve romantizm dönemlerine ay?r?r. Rus sözlü halk ürünlerinin yaz?ya geçirilmesi, büyük bir gecikmeyle, 18. yüzy?lda gerçekle?mi?ti. Ünlü dü?ünür ve ele?tirmen Belinski bu durumu, H?ristiyanl???n kabulünden sonra yaz?ya sahip olan bu halklar?n, H?ristiyanl?k d??? hiçbir ?eyi yaz?ya geçirilmeye de?er bulmamalar?yla aç?kl?yor.
Sözlü halk ürünlerinin nesir türleri, masallar, efsaneler ve söylencelerdir. Bütün halk masallar?nda oldu?u gibi konu zenginli?i göze çarpar. Ayr?ca yine bütün halk masallar?nda oldu?u gibi, halk?n belirli dönemlerindeki dünya görü?ünü de yans?t?rlar. Masaldan farkl? olarak efsane ve söylencelerde ise, çok eski fakat gerçek olaylar anlat?l?r. Gerçek olgular, zamanla ona eklenenler ve de anlatan?n katk?s?yla oldukça karma??kla??rlar.
Ulusal kültürün önemli bir ö?esi olarak sözlü halk ürünlerine ilgi, Rus edebiyatç?lar? aras?nda 18. ve 19. yüzy?llarda romantizmle ba?lant?l? olarak ba?lad?, gerçekçilik ak?m?yla yayg?nla?m??t?. Eski Rus Edebiyat? olarak adland?r?lan dönem, erken dönem H?ristiyan feodal devlet ko?ullar?nda do?mu?tu. Dolay?s?yla konular, diniydi. Özellikle ?ncil ve dinsel konularda çeviriler yap?lm??t?. 18. yüzy?l’da Rus edebiyat?, Frans?z klasisizminin s?n?rlar?n? pek fazla a?abilmi? de?ildi. 19. Yüzy?l ise Rus edebiyat?n?n h?zla özgünle?erek dünya edebiyat?nda özgün ve öncü bir konum kazand??? ça?d?r.
Maksim Gorki’nin "bütün ba?lang?çlar?n ba?lang?c?" dedi?i Aleksander Pu?kin, 26 May?s 1799’da soylu bir ailenin çocu?u olarak Moskova’da do?du. Anne taraf?ndan büyükdedesi, çocuklu?unda Osmanl?larca tutsak edildikten sonra Rus saray?na arma?an edilen, Petro’nun sevgisini kazanarak generalli?e kadar yükselen, Petro devrimlerinin savunucular?ndan ve çar?n en yak?n yard?mc?lar?ndan Habe?istanl? Prens Hannibal’dir. Ataol Behramo?lu, "Pu?kin’in farkl?, özellikli ki?ilik yap?s?nda, birinci derecede olmasa bile, bu "genetik" özgünlü?ünün de bir etkisi oldu?u dü?ünülebilir", der. Dönemin birçok soylu aile çocu?u gibi, evde yabanc?, özellikle de Frans?z e?itmenlerce büyütülmü?tü, ancak çocukluk y?llar?n?n en önemli olgular?ndan biri toprak kölesi bir köylü kad?n olan dad?s? Arina Rodionovna’n?n ona anlatt??? Rus halk masallar? ve söyledi?i halk ?ark?lar?d?r.
Pu?kin, 1811’de Çar Aleksandr’?n soylu ailelerin çocuklar?n? devlet yönetimine haz?rlamak için açt?rd??? Çar Köy Lisesi’nde ö?renime ba?lar. Ö?retmenler, dönemin ilerici ve ayd?nlanmac? ki?ilikleriydi. E?itimini 1817 y?l?nda tamamlayarak St Petersburg’da D??i?leri Bakanl???’nda göreve ba?lar. Özellikle bu y?llardaki ?iirleri, çar?n kula??na kadar ula?an siyasal yergileri nedeniyle yönetimi tedirgin etmeye ba?lam??t?r. Sibirya’ya sürülmek üzereyken ba?ta ozan Jukovski olmak üzere sarayda etkili olan dostlar?n?n araya girmesiyle 1820’de Rusya’n?n güney bölgesine sürgün edilir. Güneydeki bu sürgün y?llar?n?n en önemli olay? Byron ve Shakespeare’in eserlerini incelemesidir. D??i?leri’ndeki konumunu devam ettirmi?, âmirinin izniyle 1812 kahramanlar?ndan General Rayevski ve ailesiyle birlikte Kafkasya ve K?r?m yolcuklar?na ç?km??t?. Bu yolculuklar?n Pu?kin’in yazarl???na katk?s? ?üphesizdir.
1824 y?l?nda ünü artmaktayken yerel yöneticilerin bask?lar?yla görevinden istifa eder. Ele geçirilen bir mektubunda "ruhun ölümlülü?ü"nden söz etti?i için ateizm propagandas? yapt??? suçlamas?yla ba?kente giri?i yasaklan?r. Bu nedenle iki y?l Mihaylovskye köyünde kal?r. 1826’da ise nihayet ba?kente dönme giri?imleri sonuç verir. Polis bask?nlar? ve a?k serüvenleri ya?am?n?n ayr?lmaz parçalar? olur. Natalya Gonçarov’a duydu?u a?ka kar??l?k bulamamas? nedeniyle Moskova’dan uzakla?mak ister, gözlemci olarak Rus ordusuna kat?l?r ve Osmanl? topraklar?na gelir. Moskova’ya dönü?ünde bir ?ekilde Natalya’y? evlenmeye ikna eder. Ancak bu evlilik Pu?kin’in de ölümünü haz?rlar. Natalya’ya ilgi duyan bir Frans?z’? düelloya davet eder. Düello, Pu?kin’in karn?ndan yaralanarak ölmesiyle sonuçlan?r.
Her ne kadar Pu?kin, anlat? türündeki eserleriyle daha çok tan?n?yorsa da büyük bir ?airdir. Ancak farkl? türlerdeki eserlerinin özellikleri ortakt?r: yal?n bir anlat?m, sürgünler ve yapt??? seyahatlerde direkt olarak tan?d??? halk karakterleri, ya?ama sevinci, haks?zl??a ba?kald?r? ve ince mizah anlay???.
Pu?kin’in tam olarak alg?lanamad??? görü?ü ise temelde bu özelliklerinden kaynaklan?r. Pek çok ele?tirmen, Pu?kin’in Rus dilindeki ustal???n?n ve kulland??? yal?n dilin, ba?ka dillere aktarman?n güçlü?ünden bahseder. Örne?in Ataol Behramo?lu, "Pu?kin'i kendi dilinde okumak bir ?ölendir... Sözgelimi, dünya ölçüsünde büyüklü?ü tart???lamayacak Dostoyevski'nin yap?t? için bunu daha güç söyleriz... Dostoyevski'de sürükleyici olan dilden çok konudur..." diyor.
Wittgenstein ise "Dilinin s?n?rlar?, dünyan?n s?n?rlar?d?r" diyor. Dil, tarih boyunca iktidarla?ma iste?inin bir yans?mas?d?r. Dilin, kültürel iktidar?n bir arac? olarak kullan?lmas? ise gene 19. yüzy?l sonralar?nda, kültürel muhalifle?me ve hemen sonra "kendi iktidar?n? kurma" ?eklinde gerçekle?mi?tir. Dilin s?n?rlad??? bölgelerde, uluslar?n kendi alanlar?n?, kendi tarihselliklerini kurmalar?, dilin en önemli iktidarla?ma olgusu oldu?unun göstergesidir.
Rus gerçekçili?ini inceleyenYakov Elsberg ise dil engelinin öneminin abart?ld???n?, as?l nedenin Pu?kin’i önceki Rus edebiyat?ndan kopuk de?erlendirmenin ve bu ba?lant?n?n bir türlü kurulamamas? oldu?unu belirtir. Daha önce de belirtildi?i gibi, Pu?kin’in kendinden önceki dönemlerle ili?kisi aç?kt?r asl?nda. Dolay?s?yla Pu?kin’i çölde bir anda beliren bir vahaya benzetmek do?ru de?ildir. O, daha çok kendinden önceki dönemi içine alan ve onu bir noktadan yayan bir prizma gibidir.
Tekrar müzi?e dönüldü?ünde, özellikle Bat? müzi?i biçim ve tekniklerini kullanmakla beraber, kendi geleneklerini veya müzik stillerini yaratmada "halk" referans?n?n kullan?lmas?, müzi?e "ulusal" karakterini veren ya da verdi?i dü?ünülen en önemli elemand?r. Burada "ulusal müzik"in ne oldu?u ya da nas?l alg?land???yla ilgili ufak bir parantez açmak gerekebilir. Sistematik olarak romantizmle ba?layan ulusçu giri?imlerin pek çok farkl? ?ekillerde yorumland???n? görürüz. Baz?lar? Schumann’?n yap?tlar?nda Almanca terimler kullanmas?n?, Chopin’in Polonez ve Mazurka yazmas?n?, Wagner’in operalar?nda Alman efsanelerine yer vermesini bu giri?imlerin ba??nda gösterirken, baz?lar? ise gerçek anlamda bir ulusçuluktan yerel karakterlere yer veri? kadar halka yönelik yazmay? da önemli bir kriter görür. Bütün bu kriterler esas olarak, üretimin yap?ld??? ülkelerin kendi iç dinamikleri ve geçmi?ten getirdikleri sanat anlay???na ba?l? olarak temel olarak kabul edilebilir. Ayn? ?ekilde "ulusalc?l?k" olarak nitelenen ideoloji, farkl? toplumlarda farkl? ?ekillerde geli?mi?tir. Dolay?s?yla bunu farkl? yüzleri olan bir üst ba?l?k olarak kabul etmek gerekir. Örne?in Rusya’da imparatorluk döneminde benimsenen "ulusalc?" fikirler ile Cumhuriyet dönemi "ulusalc?l?k"? çok farkl?d?r. Dolay?s?yla "ulusal" Rus operas? da kendi ko?ullar? içinde de?erlendirilmelidir.
?lk Rus operas? olarak kabul edilen Çar ?çin Ya?am’?n konusu ozan Jukovski taraf?ndan Glinka’ya, operaya çok elveri?li olmas? sebebiyle önerilmi?ti. Be? perdelik operan?n konusu k?saca ?öyleydi: Y?l 1613. Polonyal?lar Rusya’ya girmi?lerdir; Çar Mihail Feyodoroviç’i tutsak etmek isterler. ?van Susanin ad?nda bir köylü, çar?n? kurtarmak için kendi can?n? ortaya koyar: Polonyal?lar?n yolunu kayal?klarla çevrili, s?k a?açl?kl? ve a??lmaz bir ormana yönlendirir. Bu arada da çar?na kaçmas?, kendini güvenlik alt?na almas? ve orduyu toplay?p dü?mana sald?rmas? için gizlice haber yollar. Sonunda dü?man kesin bir yenilgiye u?rat?larak yurttan at?l?r. Her ne kadar ?van, hayat?n? çar için feda etmi?se de, Sovyetler Birli?i döneminde Ivan’?n bu fedakârl??? Çar için de?il Polonyal?lar? yurdundan kovmak için yapt??? ?eklinde vurgulanm??t?r. Opera da Çar ?çin Ya?am olarak de?il Ivan Susanin olarak an?lm??t?r. Susanin ismi, Rus dilinde ironik bir kli?eye de dönmü?tür. Yolu bildi?ini iddia eden, fakat asl?nda bilmeyen ki?iler için kullan?l?r. Bu gerçekten ironik bir durumdur çünkü anla??ld??? gibi olumsuz bir niteleme için kullan?l?r. Yani ?van’?n neden fedakârl?k yapt??? bir türlü anla??lamam??t?r.
Operan?n müzi?i, özellikle aryalar?n i?leni?i bak?m?ndan ?talyan etkisindedir. Ayr?ca Glinka leitmotif tekni?ini de kullanm??t?r. Bu özelliklerine ra?men, Glinka’n?n amac?, seçti?i konu ve k?smen kullan?lan halk ezgileriyle, ilk "ulusal" örnek olarak kabul edilmeyi hak eder. Fakat Glinka’n?n ikinci ve son operas? Ruslan ile Ludmilla daha özgündür ve gerçek bir ayr??ma noktas?d?r. 1842 y?l?nda bestelenen be? perdelik opera, Pu?kin’in bir ?iirinden uyarlanm??t?r. ?iir ise fantastik bir halk masal?na dayan?r. Pu?kin, giri?, 6 ?ark? ve biti?iyle yakla??k 3000 dize olan bu masal? yirmi ya??ndayken yazm??t?. Eser, içeri?iyle, kompozisyonu ve diliyle çok ayr?nt?l? olarak ele al?nabilecek büyüklüktedir. Ancak genel olarak baz? özelliklerini saptamak gerekirse, konu?ma dili k?vrakl???, halk sözcükleri, klasisizmin yabanc? oldu?u ?akac? ve nüktedan tavr?yla yeni bir sanat anlay???na kap? açar.
Pu?kin, librettoyu yazmada Glinka’ya yard?m edece?ini söylemi?se de bitiremeden öldürülmü?tü. Bunun üzerine libretto W.F. Schirkow ve K.A. Baturin taraf?ndan yaz?ld?. Glinka’n?n eseri bitirmesi be? y?l sürdü. ?lk kez 9 Aral?k 1842 günü sahnelendi ve büyük bir ba?ar? kazanamad?. Hatta eser Glinka öldükten sonraya kadar bir daha sahnelenmedi. E?er librettonun yaz?m?nda da Pu?kin’in eli olsayd?, durum farkl? m? olurdu bilemiyoruz fakat ele?tirilerin merkezinde metin ve müzi?in tam bir kayna?ma içinde olmad??? saptamas? bulunur. Örne?in Çaykovski bu eserin bir opera ba?yap?t? olmad???n?, sihirli bir oyuna e?lik eden harika bir müzi?in oldu?unu ve icra etmenin de çok zor oldu?unu söylemi?ti. Di?er tarafta Senkovski, operaya gösterilen bu tepkinin yanl?? oldu?unu, kendisinin pek çok kez temsilleri izledi?ini ve bu eseri takdire de?er gördü?ünü yazm??t?. Ama dü?üncelerini Çaykovski kadar netlikle ortaya koymamas? nedeniyle hangi unsurlar? takdire de?er gördü?ünü anlayam?yoruz. Ancak ?uras? da bir gerçektir ki, çok sonralar? ?talyan opera gelene?inden farkl?l?klar? ve özgünlü?ü anla??lana dek, önem atfedilerek an?lmam??t?. Bugün opera ilk sahneye konu?undaki ba?ar?s?zl???na ra?men en az?ndan Glinka’n?n ba?yap?tlar?ndan biri olarak kabul edilir. Ayr?ca Rus destans? ve masals? opera gelene?inin devam?n? sa?lam??, Rus operas?n?n olu?umu için gerekli olan zemini haz?rlam??t?r.
Russlan ile Ludmilla’n?n Pu?kin’in eserlerinde de önemli bir yeri vard?r, çünkü Pu?kin bu halk masal?n? alm?? ve büyük bir edebiyat eseri haline getirmi?tir. Üstelik bu eser Pu?kin’in yay?nlanan ilk eseridir. Russlan ile Ludmilla için bir Rus eseri olmaktan çok öte oldu?u, bir Rus d???nda hiç kimsenin yazamayaca?? bir eser oldu?u yönünde de yorumlar vard?r. Bu yorumlar, Russlan ile Ludmilla’n?n bir halk masal? olmas?ndan kaynaklan?yor büyük ölçüde. Ayr?ca eser, ulusalc?l???n öncüsü ve Rus modern müzi?inin temel stilini belirleyen en önemli çabalardan biri olarak kabul edilir. Bu nedenle Pu?kin, Glinka’n?n dehas? arac?l???yla Rus müzi?inin yeni formuna direkt bir katk?da bulunmu? oluyordu. Üstelik Pu?kin’nin Russlan ile Ludmilla’s?, Glinka’n?n amac? için son derece uygundu.
Müzikal aç?dan bakt???m?zda Russlan ile Ludmilla, Glinka’n?n bir önceki operas? Çar ?çin Ya?am’dan çok daha fazla ileriye yönelik kurulumlar içerir. Opera ba?tan sona izlendi?inde, ileriki dönemlerde Rus operalar?nda kar??m?za ç?kacak birçok fikrin temelini görürüz. Öyle ki, saptanabilecek 5 belirgin özellik, Rus operas?n?n sonraki bütün eserlerinde görülebilir:
<!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Modal referanslar ve arkaik efektlerle kullan?lan görkemli, büyük ve co?kulu bir stil.
<!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Fantastik olaylar?n al???lmad?k armonilerle ifadesi.
<!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Lirik Rus stili ve halk ezgi kal?plar? kullan?larak olu?turulmu? ezgiler
<!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Do?uya özgü bir atmosfer ve bazen gerçekten Do?u temalar?n?n kullan?m?.
<!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Parlak korolar, görkemli çalg?lamalarla ve cesur armonilerle kullan?lan danslar.
Belinski’nin bir de?erlendirmesiyle, Rus halk masallar?nda- halk?n ba??ndan gelip geçenler, ev ya?am?, ahlak anlay??? ve ironiye yatk?n, saf Rus akl? görülür. Dolay?s?yla Glinka’n?n ilk ba?ar?s? eser seçimidir. Ruslan ve Ludmilla’n?n öyküsü, yukar?daki maddelerde s?ralanan özelliklerin uygulanmas?na çok uygundu: olay?n H?ristiyanl?k öncesi Pagan dönemde geçmesi, karakterler ve eski geleneklerin modal referanslara do?al bir zemin haz?rlamas?. Örne?in Bayan karakteri, bir ozand?r ve operan?n birinci perdesinde bir halk ?ark?s? söyler. Ozan?n elindeki çalg? bir gusli’dir. 11 ile 36 aras?nda de?i?en telleriyle bir halk çalg?s? olan gusli’nin ba?l?ca iki türü vard?r: Birincisi dize koyularak çal?n?r (bizim kanuna benzer). ?kincisi ise daha küçük ve gitara benzer. Besteci, operada bu t?n?y? an?msatmak için piyano ve arptan faydalanm??t?. Bir ba?ka örnek de aç?l??taki dü?ün sahnesidir. Bu bölüm, eski Rus dü?ünlerine gönderme yapmak için birebirdir. Birkaç gün süren eski Rus dü?ünlerinde gelin, özgürlü?ünü kaybetti?i için yas tutard?. Gelinin ailesi bir tür a??t yakarken, damat taraf? ?en ?ark?larla e?lenirdi. Bu z?tl?k, operada da aynen verilmi?tir.
Operan?n müzi?i, her daim ele?tiriye aç?k olsa da, özellikle "ulusalc?l?k" ve bu "ulusalc?l?k"?n yönünün belirlenmesi bak?m?ndan tart??mas?z önemlidir. Pu?kin’in ?iirini bir halk masal?na dayand?rmas?, Rus ulusal operas?n?n kulland??? ilk kayna?a götürür bizi: halk masallar?.
Burada önemli olan bir di?er nokta, Pu?kin’in bu halk masal?n? ne ?ekilde ele ald???d?r. Bu nokta, hem Pu?kin’i anlamak bak?m?ndan hem de Pu?kin’in eserlerini kullanan bestecilerin yakla??m?n? anlamak bak?m?ndan önemlidir. ?uras? kesindir ki Pu?kin yaz?m tekniklerini Bat?’dan al?yordu. Paul Friedrich, Pu?kin’in sesinin Rus hissiyat? ta??d???n? ama direkt ya da dolambaçl? yollardan d?? sistemlerle ilerledi?ini söyler. Bu yarg?, neredeyse tart??mas?z olarak kabul edilen yarg?lardan biridir. Öyleyse, sadece halk masal?na dayanmas? m? ?iire "ulusal" karakterini veriyordu? Pu?kin, halk?n hissedi? ve konu?ma tarz?ndaki yüzlerce y?ll?k miras?, önce dad?s? sonra da sürgün hayat? nedeniyle, son derece net ve do?al bir yolla özümseyebilmi?ti, bunu da kendi sanat?n?n olu?umunda kullanabilmi?ti. Onu "ulusal" yapan da buydu.
Pu?kin’in döneminde Rus yazarlar her ne kadar arkaik Kilise Slavcas?’ndan uzak olsalar da Rus dili hala edebi olarak varl???n? kabul ettirmi? de?ildi. Bu nedenle Pu?kin, di?er dillerin edebi olarak nas?l geli?tiklerini incelemeye ba?lad?. ?ngilizce’yi, Shakespeare ve Byron üzerine çal??arak inceledi. Onlar?n anlat?msal ritimlerini Rusça’da denedi. Pu?kin, Bat?’dan kullanabilece?i ne varsa alm?? ama yine de Rus özelliklerinin tümünden etkilenmi?ti. Yeni ritim ve ritim kal?plar? ara?t?rmalar? di?er Rus yazarlara da kendi neo-klasik kökenlerinden ayr?lmalar?nda yard?mc? oldu. Böylece müziksel e?li?e daha uygun bir anlay??ta yazmaya ba?lad?lar.
Pu?kin’in ?iirleri, romance’lar arac?l???yla yayg?nla?m?? olsa da, birçok ba?ka müzik türünde, özellikle de operalarda kullan?lm??t?r. Romance’lar, Rus müzi?inde, Rus halk ?ark?lar?yla Avrupa romantik müzik gelene?inin bir kar???m?n? ve bile?imini sunar. Dolay?s?yla halk ?ark?lar? gelene?ini bünyelerinde ta??makla beraber, saf olarak bu gelene?i yans?tmad???n? söyleyebiliriz. Sanayile?meyle birlikte k?rsal kesimin, ?ehirlere göç etmesi, bu insanlar?n kendi geleneklerinden uzakla?mas?na sebep olmu?tu. Bir ba?ka etki, yabanc? ülkelere giden Ruslar?n ülkelerine Bat?l? fikirlerle geri dönmeleridir. Ayn? ?ekilde Rusya’ya gelen yabanc?lar, özellikle de Bat?l?lar, beraberlerinde kendi kültürel kimliklerini ve içinde müzi?in de bulundu?u kendi eski-zamanlar?n? getiriyorlard?. Bu nedenle pesnya denilen Rus halk ?ark?lar?, bir dönü?üm geçirip romance’lar haline geldiler.
Rus halk ?ark?lar?n? tematik olarak kabaca, ritüel ?ark?lar, dü?ün ?ark?lar?, günlük ya?am? konu edilen ?ark?lar, destans? ?ark?lar ve tarihsel ?ark?lar ?eklinde s?n?fland?rabiliriz. Bu s?n?fland?rmadan hareketle, türlerin operalardaki kullan?mlar? ?öyledir: Ritüel ?ark?lar büyük ihtimalle pagan kültürün izlerini ta??rlar. Genellikle bu ?ark?lar, do?aya ve onunla e? de?erdeki insan varl???na göndermeler yapar. Çaykovski, böyle bir eseri Pu?kin’in Yevgeni Onegin’i üzerine besteledi?i operada kullanm??t?r.
Dü?ün ?ark?lar?ndan daha önce Russlan ve Ludmilla’da bahsedilmi?ti. Bunun d???nda Dargomijski’nin Russalka operas?nda kullan?lm??t?r. Günlük ya?am?n her yönüyle ilgili ba?lant?lar içeren ?ark?lar, Mussorgsky’nin Pu?kin’in ayn? isimli eseri üzerine kurdu?u Boris Godunov operas?nda görülür.
En yayg?n türlerden biri olan destans? ?ark?lar?n içerikleri çok çe?itlilik göstermekle birlikte en yayg?n temalardan biri genç Rus devletinin varl???n? ispat edi?idir. Yine Boris Godunov’da görülebilir.
Tarihsel ?ark?lar, destans? ?ark?lara göre daha gerçekçidir, daha az dü?seldir. En eski örnekleri 14. yüzy?lda görülebilirse de Korkunç ?van döneminde yani 16. yüzy?lda yayg?nla?m??t?r. 17. yüzy?lda ise tarihsel ?ark?lar?n en belirgin temas?, köylü isyanlar?d?r. Ancak köylüler, derlemecilere, ceza ve sansürden korktuklar? için gönülsüz davranm??lar, bu yüzden de ço?u kez kendi sansür mekanizmalar?n? devreye sokmu? ya da karakterlerde de?i?iklik yapm??lard?r, örne?in isyanc?lar soygunculara ya da daha az kötü karakter tiplerine dönü?mü?tür. César Cui, Pu?kin’den ald??? Yüzba??n?n K?z? operas?nda böyle bir ?ark?y? kullanm??t?r. Bu ?ark?, 19. yüzy?l?n sonuna dek II. Katerina’ya kar?? ayaklananlar?n lideri Pugaçev’in en sevdi?i ?ark? olarak rivayet olunmu?tur. 19. yüzy?lda tarihsel ?ark?lar daha az önemli hale gelmi?lerse de II. Dünya Sava??’n?n ç?kmas?yla yarat?lmaya devam edilmi?tir.
Halk ?ark?lar?n?n bir ba?ka türü olan lirik halk ?ark?lar?, Rus ?airlerini etkilemesi bak?m?ndan önemlidir. Pu?kin’in döneminde kültürel elit, halk ?ark?s?n?n bu türünü ke?fetmi? ve ?a??rt?c? ?iirselli?i ve müzikal özgünlü?ünden etkilenmi?ti. Pu?kin’in de aras?nda oldu?u pek çok ?air, bu türü eserlerinde kullanm??t?r.
Bat? halk ?ark?lar?yla Rus halk ?ark?lar? aras?ndaki fark, Rus halk ?ark?lar?n?n Rusya’n?n co?rafi ve politik birlik durumunu yans?tmas?d?r. Rusya, tam anlam?yla Do?u ile Bat? aras?nda hem Avrupal? hem de Asyatik’tir. Ayr?ca Rus halk ?ark?lar?n?n Kelt, Yunan, Roma veya Anglo-Sakson kökenlerden de?il, Bizans’tan kaynakland??? da söylenir. Ortak olan bir nokta Bat? halk ?ark?lar?n?n da pagan özellikler göstermesidir. Ancak klasik müzikte kullan?lanlar H?ristiyan de?erlerini daha çok yans?t?r. Bunun kar??t? olarak Rus halk ?ark?lar?n?n pek çok din taraf?ndan ?ekillendirilmi? olmas? nedeniyle böyle bir merkeze toplanma söz konusu de?ildir. 19. yüzy?l aç?s?ndan bir ba?ka farkl?l?k, Bat? Avrupa’da müzi?in daha dünyevi olmas?, bestecilerin yeni kaynaklara yönelmi? olmalar?d?r.
Rus operas?n?n "ulusal" nitelik kazanmas?yla Avrupa’daki benzerlerinin aras?ndaki bir fark, teknik bak?mdan neden Pu?kin’in eserlerinin kullan?ld??? konusunda bir ipucu verebilir. Avrupa’daki besteciler profesyonel librettistlerle çal???yorlard?. Mitolojik konular? kulland?klar?nda bile ellerinin alt?nda, bunu farkl? bir ?ekilde ele alabilecek profesyonel librettistler vard?. Fakat Rus bestecileri için ayn? ?ey söz konusu de?ildi. 19. yüzy?l?n ortalar?na kadar Rus bestecilerinin profesyonel librettistlerle deneyimleri çok azd?. Üstelik bu bestecilerin ço?unlu?u amatördü. Dolay?s?yla Bat? Avrupa bestecilerinden daha çok Rus edebiyat?na yöneldiler.
Operalar?n? Pu?kin’in eserleri üzerinde temellendiren besteciler aras?nda, Pu?kin’in eserlerini aynen kullananlar ve eserin konu ve i?leyi?ini almakla yetinenler ?eklinde bir ayr?m yapmak mümkündür. Dargomijski, ilk gruptan bir bestecidir. Yani Pu?kin’in eserlerini oldu?u gibi kullanm??t?r. Bestecinin Pu?kin’in eserleri üzerine yazd??? operalar? ?unlard?r: Russalka (1855), Ta? Konuk (1847) ve Baküs’ün Zaferi (1848). Bestecinin ilk operas? Esmeralda (1839) ise Victor Hugo’nun Notre Dame’?n Kamburu üzerinedir ve büyük ölçüde Frans?z stiline yak?nd?r. Dargomijski için Pu?kin’in eserlerini "müziklendiren" besteci nitelemesini yapmak yanl?? olmayacakt?r. Besteci böylece Pu?kin’in edebiyattaki gerçekçili?ini, kendi müzi?inin gerçekçili?i haline getirmek istiyordu. Ancak metni oldu?u gibi kullanmas? nedeniyle, ezgisel reçitatifleri farkl? ?ekilde ele almak zorundayd?. Russalka isimli operas?nda öyle de yapt?. Eser çok ba?ar?l? bulunmad?ysa da bestecinin kulland??? reçitatif stili kendinden sonraki bestecileri etkilemi?ti. Dolay?s?yla Russalka’n?n gelece?e en önemli etkisi Dargomijski’nin yaratt??? bu ezgisel reçitatiflerdir. Operan?n önemli olan ba?ka özellikleri de Glinka’n?n Ruslan’la Ludmilla’s? ile Mussorgsky’nin Boris Godunov’unun besteleni? y?llar? aras?nda yer alan tek ünlü Rus operas? olmas?d?r ve Dargomijski’nin Rusya’da repertuarda kalabilen ve Rusya d???nda da oynanan tek operas? olmas?d?r.
Dargomijski’nin Pu?kin’den uyarlad??? dört perdelik ikinci operas? Ta? Konuk, iki ana ilke üzerine kurulmu?tu: ?lki, aryalar, reçitatifler, koro ve sahne parçalar? vb. ?talyan opera gelene?ini an?msatan bütün benzerlikleri ortadan kald?rarak Latin egemenli?ine son vermek; ötekisi ise, Pu?kin’in oyununu –en küçük de?i?ik olsun yapmaks?z?n- sözcü?ü sözcü?üne bestelemek. Böylece Pu?kin’in metninin müzikal yap? içerisinde de anla??l?r olarak kalmas?n? amaçl?yordu. Dolay?s?yla genele bak?ld???nda Ta? Konuk’un neredeyse sadece reçitatiflerden olu?uyordu, daha do?rusu, dramatik söyle?iler dizinini and?r?yordu. Koral söyleyi?lerden yoksundu. Bu nedenle de çok ele?tirildi.
Rusya’da ulusal müzikten söz edildi?inde ilk akla gelen Rus Be?leri’dir. Be?ler, amaçlar?n? iki ana ilke içinde özetlemi?lerdi. Bunlardan ilkinde birle?iyorlar, ötekisinde ise ayr?l?yorlard?. Birincisi, halk ezgilerinden, danslar?ndan ve kilise müzi?inden ald?klar? gereçlerin "evrensel" bir sanat?n içinde kullan?lmas? gerekti?ine duyulan inançt?.
Birbirlerinden ayr?ld?klar? ve daha karma??k bir özellik ta??yan ikincisi ise, ilk ilkenin hangi teknikle sa?lanaca??yd?. Bestecilik aç?s?ndan yerle?mi? bir gelene?e sahip olmamalar?, gerekli görülen yerlerde Bat? müzi?inin kat? kurallar?n? savsama hakk?n? veriyordu. Bunu geni? bir özgürlük alan? olarak da görebilirsek de bu özgürlü?ün bütün özgürlükler gibi s?n?rs?z olmad???n? belirtmek gerek. Zira kendilerini bir ?ekilde Avrupa gelene?ine -en az?ndan yakla??m olarak- ba?l?yorlard?. Örne?in Berlioz, Chopin, Liszt ve Schumann gibi Bat?’da 19. yüzy?l klasik gelene?inden s?yr?labilmi? bestecilere önem veriyorlard?. ?talyan operas? ise, vokal gösteri?i nedeniyle uzak durulmas? gereken bir gelenekti. ?leri sürülen, daha a??rba?l? bir dram anlay??? içinde müziksel kaynaklar?n daha geni? olanaklarla i?lenmesiydi. Bununla birlikte Wagner’e de bir ölçüde kar??yd?lar. Müzi?ini be?enmekle birlikte, ona benzemekten her zaman çekindiler. Bu, Wagner sonras? ço?u bestecinin kar?? kar??ya kald??? bir handikapt?r. Son olarak senfoni gibi salt müzik formlar?n?n 18. yüzy?l?n sonat formundan ç?kmas?n? ve dört bölümün de?i?mezli?ini pek önemsemiyorlard?. Be?ler’in opera alan?ndaki ürünlerine bakt???m?zda ?öyle bir tablo görürüz:
Grubun kurucusu ve bir anlamda ö?retmeni say?lan Balakirev’in hiç operas? yoktur. César Cui’nin 5 operas? vard?r ve bunlardan üçü Pu?kin’in eserleri üzerinedir. Borodin’in, Pu?kin’in eserlerini kulland??? hiç operas? yoktur. Mussorgski’nin 5 operas?ndan biri Pu?kin’in eseridir ki, bu opera da Mussorgski’nin ba?yap?t?d?r. Opera alan?nda en verimli olan Rimski-Korsakov’dur, 15 tane opera bestelemi?tir.
Pu?kin ortak paydas?ndan bak?ld???nda bu operalarla ilgili ?öyle bir s?n?fland?rma da mümkündür. Cui’nin seçti?i üç eser de Pu?kin’in romanlar?d?r. Mussorgski’nin kulland??? Boris Godunov bir tragedyad?r. Rimski-Korsakov ise Mozart ve Salieri d???nda Pu?kin’in fantastik halk masallar?n? kulland??? eserlerini tercih etmi?tir.
Boris Godunov, 27 Ocak 1874’te Maryinski Tiyatrosu’nda ilk kez sahnelendi. Giri? fiyat? üç kat?na ç?kar?ld??? halde ilk temsilden dört gün önce bütün biletler sat?lm??t?. Yap?t yirmi kez oynan?rken halk?n ilgisi hep ayn? ölçüde yo?un kalm??t?. Durum böyleyken yap?t –hiçbir aç?klama yap?lmadan- birdenbire repertuardan kald?r?ld?. Stasov’un yazd?klar?na bak?l?rsa, devrimci üniversite ö?rencileri, operan?n korolar?ndan (özellikle Kromi Orman? sahnesinden) ezgiler söyleyerek geceleri St Petersburg sokaklar?nda dola??yorlard?.
K?saca opera, Rus tarihinin bir olay? üzerine kuruludur. Korkunç ?van ölmü?, arkas?nda yar?m ak?ll? o?lu Feyodor’u b?rakm??t?r. Boris Godunov, Feyodor’un kral naipli?i görevini kabul etmi?, on y?l boyunca da bu görevi ba?ar?yla sürdürmü?tür. 1598’de Feyodor’un ölür. Çar’?n di?er o?lu Dimitri ise daha önce ölmü?tür. Bunun üzerine Boris, Çar olarak seçilir. Pu?kin, Çar Boris’in Dimitri’nin ölümünde rolü oldu?u spekülasyonunu oyunun içine alm??, böylece Çar Boris’in suçlu vicdan?n? kurma ve iç politik karga?alar? betimleme imkân?na kavu?mu?tu. Ancak Pu?kin’in hikâye anlatmadaki ustal???, bir süre sonra tarihsel gerçeklerle spekülasyonlar?n birbirinden ayr?lamaz bir hale gelmesini sa?lam??t?r.
Pu?kin, Karamzin’in Rus ?mparatorluk Tarihi’den ald??? bu konuyla, 19. yüzy?l Rus ayd?nlar? üzerinde derin izler b?rakan eserini politik sürgün oldu?u 1824 y?l?nda yazm??t?. Eserde o dönemin devrimci co?kular?na uygun olarak çar ve boyarlarla halk aras?ndaki uçurumu dile getirmi?, ayn? zamanda tiyatro alan?nda da eski bir gelene?i y?km??t?. Ulusal Rus Tiyatrosu’nu kurmak için Shakespeare’i örnek alan Pu?kin, Shakespeare’de oldu?u gibi, ki?inin al?nyaz?s?yla ulusun al?nyaz?s?n? birlikte ele al?yordu. Pu?kin, Shakespeare’in yolunda fakat kendi kimli?ini ortaya koyarak eseri yazm??t?. Hatta pek çok ele?tirmen, Pu?kin’in özellikle halk sahnelerinde Shakespeare’den öte oldu?u yorumunu yapar. Çünkü Pu?kin, halk? bir dekor olarak de?il, dramatik kurgunun ana ö?esi olarak kullanm??t?. Ayn? do?rultuda librettoyu da kendisi yazan Mussorgski ?öyle diyordu: "Ben ortak bir ülküyle esinlenen büyük bir ki?ilik say?yorum halk?. Operamda yans?tmak istedi?im amaç budur." Halk, merkez karakter olarak, Çar Boris’e ve bütün soylulara kar??d?r. Bu kutuplar aras?ndaki gerilim, dram?n ana malzemesidir. Kurt Schindler, operay? ?öyle de?erlendirir: "Boris Godunov’da o ba?lang?çta sessiz, boynu bükük ve ezilen; sonra içlerindeki sava?ç? tutkunun dürtüsüyle co?an, öfkelenen, ba?kald?ran halk ön plana geliyor ve geni? kitleler operan?n gerçek ba? aktörü oluyor." Burada librettonun Mussorgski’nin kendisi taraf?ndan yaz?ld???n? belirtmek gerek. Üstelik librettoyu yazarken kendisi de ara?t?rmalara giri?mi?, özgün dramda baz? de?i?iklikler yapm??t?. Ayr?ca dönemin kilise müzi?ini ve halk ?ark?lar?n? incelemi?ti. Ortaya ç?kan sonuç hangi aç?dan yakla??l?rsa yakla??ls?n gün itibar?yla ulusal Rus operas?n?n doruk noktas?d?r.
Pu?kin aç?s?ndan yakla??rsak Boris Godunov’un önemi öncelikle yazar?n gerçekçili?e yöneli?inin ilk ürünü olmas?d?r. Pu?kin eserindeki sözcüklerde, kullan?lan deyimlerde ve benzetmelerde Rus halk dili yans?tt??? gibi dönemin ruhunu ve davran?? biçimini bütün nesnelli?iyle somut olarak ortaya koyar. Pu?kin’in bu eseri, sadece Rus ruhunun özünü ifade eden Rus efsanesini betimlemek de?il, bir dönemin Rus kültürünü betimlemek oldu?u söylenebilir ki bu çok incelikli bir kavray??t?r. Çünkü böylelikle sadece uluslar aras?ndaki farkl?l?klar? de?il, ayn? ulusun farkl? zamanlar?ndaki farkl?l?klar?n? ortaya koymu? oluyordu. Rayevski’ye yazd??? bir mektupta ?öyle diyordu: "Kendimi, Shakespeare’de oldu?u gibi, patetik, romanesk vs. teatral etikler aramaks?z?n, bir dönemi ve tarihsel ki?ilikleri açmakla s?n?rlad?m."
Rimski-Korsakov’un Pu?kin’e yakla??m? farkl?d?r. Pu?kin’in eserleri üzerine besteledi?i üç operas? Alt?n Horoz, Mozart ve Salieri ve Çar Saltan’?n Hikâyesi’dir. Bunlar?n içinde ilk bestelenen Mozart ve Salieri’ydi. Bu opera, bir deneme olarak kabul edilebilir. Rimski-Korsakov, operada hikâyeyi hiç de?i?tirmeden kullanm??t?. Sonuç Dargomijski’nin Ta? Konuk’uyla ayn? oldu. Neredeyse tamamen reçitatiflerden olu?an bir eser. Ayn? övgü ve ele?tirilerle kar??land?. Eserden övgüyle bahseden Alfred Swan, bunun gerçek bir sanat eseri oldu?unu söylerken Pu?kin’in bütün sözlerinin müziksel kar??l?klar?n?n operada mevcut oldu?unu dü?ünür. Richard Leonard ise, operan?n etkileyici olmaktan uzak ve tuhaftan biraz daha öte oldu?unu savunur. Ne olursa olsun Mozart ve Salieri’nin orkestrasyonu, Ta? Konuk’tan iyidir ve vokal partiler daha ezgiseldir. Daha da önemlisi bu opera bestecinin kendi stilini, kendi reçitatif tarz?n? bulmas?nda önemli rol oynam??t?r.
Rimski-Korsakov, daha ba?ar?l? olan operas? Çar Saltan’n?n Hikâyesi’ni 1899–1900 y?llar?nda tamamlad?. Eser, Pu?kin’in 100. do?um y?l?n? kutlamak amac?yla bestelenmi?ti. Orkestrasyon aç?s?ndan daha rafine ve daha ezgisel bir eserdir. Hem Pu?kin, hem de Rimski-Korsakov, eserlerini bir skazka yani bir halk öyküsünden olu?turmu?lard?. Eserde besteci halk ezgilerini çocuk ?ark?lar?nda, ninnilerde ve sokak sat?c?lar?n?n ba??r??lar?nda kulland?. Ço?u halk hikâyesi gibi bu hikâye de karma??kt?r. Rimski-Korsakov’un anlat?m?nda 3 kötü kad?n Çar Saltan’?n kar?s? ve o?lu hakk?nda dedikodu yapmaktad?r. Onlar?n bir ?ekilde bir f?ç?ya koyup denize at?lmas?n? sa?larlar. Anne ve o?ul büyülü bir adaya ç?kar, o?ul Guidon burada ku?u prensesi ile evlenir ve adan?n kral? olur. Ancak babas?na ula?ma iste?i içinden hiç gitmez. Sonunda Guidon, bir yaban ar?s?na dönü?üp babas?n?n krall???na üç kez gider. Her seferinde hala dedikodu yapmakta olan kad?nlardan birini sokar. Kendi ülkesine u?rayan denizcilerle haber yollayarak babas?n? adas?na davet eder. Çar Saltan, Guidon’un ?srarl? davetini k?ramay?p bir gün adaya gider ve ailesiyle kavu?ur. Hikâye mutlu sonla biter. Guidon’un yaban ar?s? ?eklindeki yolculu?u Yaban Ar?s?n?n Uçu?u olarak iyi tan?n?r. Operan?n ba?ar?s?yla Rimski-Korsakov, buradan bir orkestra süiti yazar ancak Yaban Ar?s?n?n Uçu?u bu süitte yer almaz.
Çar Saltan’n?n Hikâyesi’nin ba?ar?s?yla, Rus operas? mevcudiyetini kan?tlam?? oluyordu. Rimski-Korsakov’un besteci olarak konumu da güçlenmi?ti. Ald??? övgüler, yakla??m? her ne kadar Wagner’in destans? anlat?mlar?n? and?rsa da Rus operas?n?n ?talyan ve Frans?z operas?ndan farkl?la?t???n?n göstergesi olarak kabul edilir. Rimski-Korsakov’un bu operadan sonraki üç operas?n?n hiçbiri Pu?kin temalar? üzerine de?ildir ve ilginçtir daha az ba?ar? kazanm??t?r. 1903’te ise yine bir Pu?kin temas? üzerine çal??maya ba?lar: Alt?n Horoz. 1907 y?l?nda tamamlanan opera, sansür taraf?ndan uygun bulunmam??t?. Zaten opera ba?tan a?a??ya bir ta?lamad?r. Rusya’da o dönemde böyle bir eserin sansürden geçmesi zaten beklenmeyen bir durumdu. Opera ancak bestecinin ölümünden sonra sahnelenebildi ve bu eserle besteci müzik tarihindeki yerini sa?lamla?t?rm??t?.
Okulu bitirme s?nav? için tek perdelik bir opera yazma i?ine el atan Rachmaninov’un da ilk tercihi Pu?kin olmu?tu. 1892’de Pu?kin’in Çingeneler’inden ald??? Aleko’yu bitirdi. Pu?kin’in metni, Aleko’nun ba??ms?zl?k ve sayg?nl???n? vurgularken, Rachmaninov’un müzi?i, Aleko’nun umutsuzlu?unu ve ezici yaln?zl???n? vurguluyordu. Bu trajik hikâyede Pu?kin, genç bir adam? anlat?r. Aleko, bir çingene grubuna kat?lm??, özgürlü?ünü aramaktad?r. Sonunda özgürlü?ünü büyük bir bedel ödeyerek kazan?r. Â??k oldu?u kad?n Zemfira, kendi özgürlü?ünü ba?ka bir a???? seçerek ortaya koyar. Öfkelenen Aleko, hem Zemfira’y? hem de a????n? öldürür. Belirlenmi? yasalara kar?? tepki duysalar da çingeneler böylesi bir olay? ho? görmezler ve Aleko’yu arkalar?nda k?r?lm?? ve yaln?z olarak b?rak?rlar.
Rachmaninov da yapt??? do?ru seçimin hem de çabalar?n? ödülü olarak Moskova Konservatuar?’ndan onur ve alt?n madalyas? ald? ve s?n?f?n? birincilikle bitirdi. Opera, bir y?l sonra Moskova’da sahnelendi ve ba?ar? kazand?. Konu, 19. yüzy?l içinde ele al?nd??? için bahsedilecek son besteci Çaykovski olacak. Çaykovski’nin ba?yap?tlar?ndan biri, ayn? isimli Pu?kin eserinden uyarlanan Yevgeni Onegin’dir. Ama ondan da önce bestecinin ba?ar?s?z bulunan bir Pu?kin deneyimi olmu?tu.
1883’te Çaykovski, Pu?kin’in Poltava ?iirinden Burenin’in uyarlad??? operas? Mazeppa’y? tamamlam??t?. Bu eser Çaykovski’nin orta döneminin önemsiz eserlerinden biri olarak kabul edilir. Mazeppa, di?er operalar gibi ilk sahneleni?inde bir zafer kazanmad?. Ancak anlat?lan di?er operalar gibi daha sonralar? da ba?ar?l? bulunmam??t?r ve hâlâ bestecinin vasat eserleri aras?nda gösterilir. Çaykovski’nin 126 günde besteledi?i ve oynand??? her ülkede, günümüzde de büyük ilgi gören üç perdelik operas? Yevgeni Onegin’in librettosunu bestecinin karde?i Modest ?lyiç Çaykovski, Pu?kin’in bir hikâyesine dayand?rarak yazm??t?r. ?lk kez St Petersburg’ta Maryinski Tiyatrosu’nda 19 Aral?k 1890’da sahnelenmi?tir. Rusya d???nda La Scala’da 1906’da, Londra Operas?’nda 1915’te, Amerika’da New York’taki Metropolitan Operas?’nda 1910’da oynanm??t?r.
Sonuç olarak, Pu?kin ve Rus operas? ili?kisi e?ine az rastlan?r bir tür ili?kidir. Kendi "ulusal" müziklerini yaratma ülküsü pe?inde olan bütün Rus bestecileri, "Rus ruhunun biricik olay?" olarak nitelendirilen Pu?kin’e yönelmekle ba?ar?lar?n? riske atmak istememi?lerdi. Ba?ar?s?z bulunan kimi eserler olmu?sa da, amaçlanan do?rultuda büyük ba?ar?lar elde edilmi?ti.
Son Güncelleme (Salı, 26 Ağustos 2008 23:25)


