Ankara Müzik Folkloru
ANKARA MÜZ?K FOLKLORU
Halil Bedi Yönetken
Bizde, Ankara Müzik Folklorundan ilk defa bahseden eser, Hulûsi Karsel’le Mahmut Rag?p Kösemihal’in beraberce ç?kard?klar? «Ankara Bölgesi Musiki Folkloru» adl?, 45 sayfal? kitapç?kt?r. Daha önce, 1935’te Hamit Zübeyr Ko?ay «Ankara Budun Bilgisi» adl? de?erli eserinde, Ankara a??t, türkü ve mani’lerinden, oyunlar?ndan ve müzi?i ilgilendiren âdetlerinden de bahsetmi?ti. Ayn? yazar 1941 de yay?nlanan «Türkiye, Türk dü?ünleri üzerine mukayeseli malzeme» adl? eserinde, Ankara dü?ünlerinden, dü?ünler münasebetiyle yap?lan müzikten, oynanan oyunlardan bahsetti ve kitap sonunda baz? dü?ün havalar?n?n notalar?n? verdi. Halk Partisi’nin geçen y?llarda radyoda her on be? günde bir tertipledi?i Halkevleri saati dolay?s?yla bu saati haz?rlamaya memur edilenler - A. A. Saygun, F. Arsunar, H. B. Yönetken - Ankara içinde bir inceleme yapt?lar ve notlar ald?lar. Milli E?itim Bakanl??? 1937 y?l?ndan beri yapt?rd??? resmî denemeleri, bu y?l (1945) Ankara, Çank?r?, K?r?ehir ve Yozgat illerinde devam ettirdi. Bütün Temmuz ay? içinde Ankara ve ilçelerinde 200 kadar orijinal halk ezgi ve oyun havas? pla?a kaydedildi. Biz, bu arada her y?l oldu?u gibi derlenen ezgilerle ilgili, gerekli baz? notlar ald?k ki, bunlar?n bir k?sm?n? geçen yaz?m?zdan beri ne?re ba?lad?k. ?lk yaz?m?zda Ankara’da Cümbü? âlemini anlatt?k.
Bu yaz?m?zda, Ankara müzik folklorundan umumî ?ekilde bahsedece?iz.
Geçen yaz?m?zda bahsetti?imiz gibi, Ankara’daki cümbü?lerde ve di?er toplant?larda eskiden beri kullan?lan esas müzik âleti saz, ba?lamad?r. Saz âlemlerinde Divanlar, Â??k a??zlar?ndan ba?ka, as?l yerli ezgi çe?itleri olarak Misket, Yand?m ?eker, ?eker f?nd?k, Hüdayda, Mor koyun, Zabahi (Sabahi), Topal ko?ma… gibi havalar çal?n?r, söylenirdi.
Bunlar, ayn? zamanda düz oyun havalar?d?r, onlarla düz oyunlar oynan?rd?. Zabahi, Çiçek da??d?r aya?? ile oyuna kalk?l?r. Bu repertuar önceleri daha zengindi, gittikçe fakirle?ti; «Armut», «Kavakta gazel olmaz» gibi türküler yak?n zamanlarda ortadan kalkm??t?r. Ankara’da, Bozlak ta söylenir, fakat yerli de?ildir, rivayete göre Keskin’den gelmedir. Ankara, Egeliye sürpriz olacak derecede önemli bir zeybek bölgesidir. Yerliler ve bütün Ankara dolaylan Zeybe?e «Zibek - Ziybek» diyorlar. Ankara’da kad?n ve erkek - kad?nlar zillerle, erkekler zilsiz - düz oyunlar, oturak oyunlar?ndan ba?ka, hem kol, hem ayakta de?i?ik, çe?itli zeybekler oynarlar. Ankara zeybe?inin ilk k?tas? ?öyledir: (Ay do?ar ayd?n Allah, bu sevda nedir Allah, ya yârime kavu?tur, ya bana sab?r Allah, haydincik bir tanesine, ben yand?m ?eftalisine). Ankara’da, Ankara zeybe?inden ba?ka Kara?ar zeybe?i, Misket gibi oyunlar da oynan?rd?. Zeybek, Ankara’da çok eski ve yerlidir. Ankara, zeybe?i o kadar çok sever ki, Fehmi Efe gibi yerli Ankaral?lar, küçük çocuklar?na bile zeybek oyunlar? ö?retmi?lerdir; 10 ya??ndaki Özkul Efe güzel zeybek oynar. Ankara zeybe?inin hem müzik, hem oyun bak?m?ndan kendine mahsus özelli?i vard?r.
Ankara’da, dü?ünlerde alay önünde eskiden Seymenler davul zurna refakatinde ellerinde pala b?çak, kulakl? b?çak veya k?l?çlarla Seymen zeybe?i oynarlard?. Oyun esnas?nda bacaklar aras?ndan yere veya havaya tabanca s?k?l?rd?. Bu âdetin, Kara?arl?larda da âdet oldu?unu söyleyenler vard?r. Dü?ünlerde, donanmalarda - hükümet avlusunda - gece davul zurna ile ate? etraf?nda «Sin sin» oynarlard?. Ankara içinde halay - Ankara ve dolaylar?nda ona alay derler - çekilmez, dolaylar?nda oynan?r, fakat 40- 50 y?l önce Ankara içinde de alay çekildi?ini söyleyenler vard?r. Ankara’da yak?n tarihlerde baz? efeler ?ahsi oyunlar da icat etmi?lerdi. Bunlardan bir tanesi Fehmi Efe’nin babas?, eski ünlü Ankara a?a ve efelerinden Ahmet A?a’n?n bizzat icat etti?i “Çar?amba” adl? oyundur. Sözleri unutulmu?, yaln?z saz k?sm? kalm?? olan bu oyun bir efe oyunu olup, iki ki?i ile kar??l?kl? oynan?r, oyuncular kar??la?t?klar? zaman, ayaklar sert bir ?ekilde yere vurulur, cepheler aksi istikamete müteveccih oldu?u halde omuzlar, sol sola, sa? sa?a dokundurulur, dönü?lerde hafif parmak ??k?rdat?l?r. Bunu oynayan ancak bir kaç ki?i kalm??t?r. Ankara’.da görülen oyunlardan biri de «Kara ku?a oturma» köçek oyunudur; bu oyun rivayete göre, Osmanc?k’tan gelmedir. Yerliler onu oynamazlar, Ankara’da evvelce dü?ünlerde köçek tutmak âdetti. Köçek oyunu sanat ve folklor bak?m?ndan incelenmeye de?er bir konudur. Güvey elbisesi gibi yeni, güzel elbiseler giyip, vücuduna havaî fi?ekleri ba?l?yarak, oyun esnas?nda tutu?turup alay ortas?nda oynamaya devam eden Fi?ekçi Kadir a?a gibi enteresan tipler de görülmü?tür.
Ankara’da enteresan bir olay, güvey yeme?ine «Zamah» denilmesidir. Zamah, bilindi?i gibi Alevî ayinindeki «Sema» kelimesinin halk a?z?ndaki de?i?ik ?eklidir. Ankara’da “zamaha davetliyiz, zamaha gidece?iz, zamaha buyurun, zamah yedik, zamah? yiyen adamlar” diye konu?ulur. Di?er dikkate ve tespite de?er bir nokta da Ankara’da cümbü? esnas?nda saz ve oyun ba?lay?nca hiç kimsenin konu?maya, gürültü etmeye hakk? olmamas?d?r; saz ve oyun esnas?nda konu?mak çok ay?p telakki edilir, bunu yapan mukabele görür ve bir daha cümbü?e al?nmaz. Bu s?rada, bir büyük d??ar? ç?kmaya mecbur olsa, herkes sessizce aya?a kalkar. Geçen yaz?m?zda dedi?imiz gibi, Ankara’da cümbü?, disiplinli, âdap ve erkân? olan bir toplant?d?r.
Ankara’da yerli müzi?e hâkim ba?lama çalanlar, geçen yaz?m?zda isimlerini kaydetti?imiz Osman Genç Türk, Ya?c?o?lu Fehmi Efe’den ba?ka, Mehmet Koçer, Kocaa?ao?lu, Hisarl? Haf?z, Hisarl? Küçük Ahmet, Keçeci ?brahim; yerli oyunlar? en iyi oynayanlar da Ya?c?o?lu Fehmi Efe, ?brahim Somçelik, Kavaf Hakk?, Ya?c?o?lu’nun kay?n biraderi Ahmet, Hüsnü o?lu Bahri, Küçük Hac?, Riza Hoca’n?n Halil’dir. Fehmi Efe’nin babas? Ahmet a?a, Hac? Mahmut, Hac? Mahmut Göveçli, Osman Genç Türk’ün ba?lama hocas? kalburcunun Hüseyin, Ha?im de çok iyi Ankara oyunlar? oynarlard?. Bugün sa? kalm?? olanlar?n oyunlar?n?n filme çekilmesini can ve gönülden temenni ederiz.
ANKARA DOLAYLARI MÜZ?K VE OYUN FOLKLORU
Çubuk’ta da muhabbete, toplant?ya «Cümbü?» diyorlar, cümbü?te ba?lama çal?n?yor, kad?n yaln?z ba??na veya iki kad?n, bir kad?n ve bir erkek beraber oynuyorlar. Misket, Ankara ko?mas?, Konyal? söyleniyor ve oynan?yor. Kad?nlar, parmaklar?nda zillerle oynuyorlar, erkeklere zil takmak ay?pt?r, erkek olup zille oynayanlar yaln?z köçek’lerdir. Zeybe?e, “Ziybek-Zibek” diyorlar, ate? etraf?nda «sin-sin» oynan?yor. Ankaral? eski bir efeyi methederken ?öyle dediler: “Bu adam gibi ete?ine temiz delikanl? k?t büyümü?tür”. Baz? köylerde Deve, Arap, Kad?, Bebek, Elekçi oyunlar? temsil ediyorlar. Baz? yerlerde Alay (Halay) çekiyorlar; mesela Camili’de alay, a??rlama ve hoplamalardan mürekkeptir. A??rlamas?n? yaln?z davul zurna çal?yor, hoplamas? ?ark?l?d?r. Di?er bir Alay süiti: A??rlama (Çorum havas?: Gidiyordum Çoruma, bir ta? de?di koluma) iki ayak, bir ayak, hoplama (karanfilli karanfilli). Alay buralarda da kalabal?kla çekiliyor. Alay? çekecek olana «Ba?a dur» diyorlar. 20- 25 y?l önce baz? yerlerde kad?nlar da halay çekermi?; bugün baz? taraflarda hâlâ kad?nlar da kad?n halaylar? çekiyorlar. Çubuk dolaylar?nda baz? yerlerde Türkmen kültürü hâkimdir. Küçük Erzurum taraflar?ndan göçmü? bir muhacir Türkmenler aras?nda tamamen Türkmenle?mi?, Bozlaklar?n âlâs?n? söylüyor, hâlbuki Do?u’da bozlak bilinmez.
K?z?lcahamam’da, ilçe merkezinde Misket, düz oyunlar ve sin-sin oynan?r, dolaylar?nda sin-sin oynan?r ve alay çekilir, deve, at, arap, ay? oyunlar? temsil olunur. Köy ?ark?lar? çok enteresand?r, müzik cümlelerinin sonlar? uzat?l?r, uzunca bir susmadan sonra türküye devam olunur. Çiçek da??n?n aya??yla oynan?yor; parmak ?aklatarak, ayak vurarak oynuyorlar. Haymana’da Pazarda üç k?yafet birden görülür; dolaylar?nda Türkmen kültürü hâkim bir durumdad?r. Sin-sin oynuyorlar, alay çekiyorlar, zaten Türkmen nerede varsa, orada mutlaka bozlak, a??t söylenir, Alay-Halay çekilir, sin-sin oynan?r. Yaya veya atl? Diynek-Cirit oynuyorlar, Modanl? Türkmenleri hâlâ kad?n-erkek beraber halay çekerler; Haymana’da Ankara’da oldu?u gibi güvey yeme?ine «Zamah» diyorlar, cümbü? yap?yorlar. Dü?ün cümbü?ü gelinden bir gün evvel yap?l?yor, kad?nlar k?z evinde k?na yaparlarken, erkekler o?lan evinde cümbü? yap?yorlar, cümbü? düz oyunlar, yand?m ?eker, misket, zabani, ziybek, sin-sin, seymen, k?l?ç oyunlar? oynuyorlar, üç ileri üç geri, üçayak ta oynan?yor. Haymana yurdumuzun güzel kö?elerinden biridir.
?erefli Koçhisar’da da Türkmen kültürü hâkim bir durumdad?r, bozlak söylüyorlar, halay çekiyorlar, sin-sin oynuyorlar; sazlar?n?n kar?nlar? dikkate ?ayan derecede büyüktür. Vaktiyle Denizli’de böyle sazlar görmü?tük; saz kültürü ileri bir derecededir, çok iyi saz çalanlar var, zeybek bilmiyorlar, halay çekene «ba? çeken» diyorlar, bir oyun süiti: Arzu ile Kanber (Düz halay, Gidiyorum Çoruma), dile, üçayak, sekme, halay-Cimdall?, kar??l?kl? orta, düz oyunlar? var, iki?er ki?i kar??l?kl? oynuyorlar. Arzu ile Kanberi oynayanlar bir a??zdan türküsünü söylüyorlar, o zaman davul zurna hafifliyor, vokal k?s?m bitince davul zurna kuvvetli vuruyor. Bu havalide köçek de var, akrobatik hareketler yap?yor, birden arka üzeri kayk?larak ba??n? yere de?dirmek suretiyle oyuna devam ediyor, bu tip köçeklere, biz bilhassa Ni?de Aksaray’?nda çok rastlam??t?k. Tekrar ediyorum, köçek oyunlar? hem folklor, hem sanat bak?m?ndan incelenmeye de?er oyunlard?r.
Bâlâ da bozlak okuyor, Alevî köyleri bolca, köylerinde halay çekiyorlar, a??r halay, Arzu ile Kanber, Yanlama-yelleme, Af?ar halay?, keçeli (Çoban, keçeli çoban, yol ver geçelim çoban), üçayak, Hopbarlem-yeldirme, haram., oynuyorlar, (Ziybek) diyorlar, Sin sin oynuyorlar (Köro?lu ile), düz oyunlar? da var, ezgileri Keskin’i ok?uyor, (Kele gelin hep mi yedin dolmay?, e?kili ü?kili kara dolmay?) sözleriyle ba?layan dolma halay havas? çok yay?lm??t?r. 20- 30 kad?n kendi aralar?nda halay çeker, tura oyunlar? ve temsili oyunlar? var.
Nall?han’da alay çekmeye (hora tepme) de diyorlar, 2- 4 ki?i ka??ks?z me?eli oynuyor, ba?lama, davul-zurna, bol miktarda kaval çal?n?yor, ziybek oynuyorlar, kavu?turma ve düz oyunlar? var, “Bizim köylü çok oynar, bulunabildi?i kadar, bir ki?i eline mendili al?r, öne dü?er, önüne gelen oyuna kat?l?r” diyorlar. Buralarda dolana dolana, döne döne «Cezayir» de oynan?yor. Bozlak pek yok, oyunlar? daha kuzey oyunlar?n? hat?rlat?yor, Zeybek oyunlar?, Ankara zeybe?ini and?r?yor, güzel Cezayir oynuyorlar.
Beypazar’da zeybek, tek, çift dört ki?i beraber, me?eli 2- 4 ki?i ile ve bol bol (kavu?turma) oynan?yor. Kavallar? dilli ve üç bo?umludur, bir kaval boyu 33 + 33 + 24 = 90 santim geldi, erik a?ac?ndan yap?yorlar. Çiçekda?? arkas?ndan kavu?turmas? oynan?yor, çok zarif kar??lamalar? var, Çiçekda?’?n? kavalla, münavebe ederek söylüyorlar. Nall?han, Beypazar, Aya? halay çekmiyor, yaln?z Nall?han’?n baz? köylerinde oynan?yor. Nall?han’?n en makbul oyunlar? “kavu?turma”, “zeybek” ve “me?eli” dir. Beypazar’?nda yak?n zamanlara kadar kuvvetli bir saz kültürü hâkimmi?, kahveler varm?? ki, duvarlar?nda 10- 15 saz as?l? dururmu?, Nall?han’?n kuvvetli tefçi kad?nlar? var. Bu tefçi kad?nlar da ayr?ca incelenmeye de?er konulard?r, kad?n havalar?n? biz ekseriya onlardan al?yoruz, do?u?tan müzik kabiliyetleri var, bilhassa ritim duygular? çok kuvvetlidir. Nall?han bozlak da söylüyor, tefçi kad?nlar bozlak söylerken, kuvvetli surette sekizlikler vurarak uzun havaya refakat ediyorlar; dört sekizlik, iki birer dörtlük ritimlerle uzun havalar okuyorlar. Bu y?lki gezide, Beypazar’da ?imdiye kadar gezdi?imiz yerlerin hiçbirinde görmedi?imiz Sabâ makam?nda «Me?eli» kaydettik (Beypazar me?elisi).
Bu me?eli oyunu tonalite bak?m?ndan, meselâ Mudur’un me?elisinden farkl?d?r. Beypazar? kendi me?elisini sekerek, çok zarif bir edâ ile oynuyor, böyle ince, zarif oyunlarla milletimiz iftihar eder. Türk, ince zarif bir millettir.
Buran?n zeybekleri, Ankara zeybe?ini ok?uyor. Beypazar? denince Kara?ar bölgesine çok özel bir önem vermek lâz?md?r. Kara?ar çok önemli bir zeybek ve efe bölgesidir, bu eski Ay?ngac? merkezinde yi?it delikanl?lar, efeler yeti?mi?tir, tabiat güzel, hava ve su mükemmel oldu?u için kuvvetli, s?hhatli ve çok güzel insanlar yeti?mi?tir. “Kara?ar u?a?? güzel olur, çünkü havas? güzel, suyu ayran gibidir, orada rak?y? balla içerler” diyorlar. Zeybek oyunlar? müstesna bir güzelli?i haizdir, insan Anadolu’nun göbe?inde, bu kadar güzel ve efe, zeybek çe?itleri oynanaca??n? hat?r?na getiremez. Kara?ar bölgesi ayr?, özel incelemelere konu olacak derecede zengin ve enteresan bir bölgedir. Ko?malar? da çok güzel oynuyorlar, kavu?turmalar?, bilhassa 9 vuru?lu olanlar? çok süratli oynan?yor, böyle süratli oyunlara biz Isparta, E?ridir, Burdur-Tefenni ve Antalya bölgelerinde rastlam??t?k. Beypazar’?nda bir de “Nalkal?m” oyunu var ki, bunda oyuncular halka olup diz çökmü? vaziyette dizleriyle yürüyerek oynuyorlar. “Nalkal?m yavrum Nalkal?m, hepimiz birden kalkal?m” denince kalk?p ayakta oyuna devam ediyorlar. Türk oyunlar?, dünyan?n en zengin ve çe?itli oyunlar?d?r. Bu oyunlar? renkli ve sesli filmlere almak zaman?n?n art?k geçmekte oldu?unu bu münasebetle bir kere daha hat?rlatal?m.
Oyunlar? filmlere alacak olanlar «Kara?ar» bölgesine özel bir önem vermek zorundad?rlar. Beypazar? eski içkili kad?nl? toplant?lara «Muhabbet» diyor. Burada da Ankara cümbü?ünde oldu?u gibi kad?nlar kap? yan?nda oturuyorlar, arada sigara sar?p içki veriyorlar, bu âlemleri güzel güzel anlatan bir Beypazarl?: “Kad?nlar?n yazmas?n? ba?laman?n telleri alt?na sokard?k ki, d??ar?ya ses vermesin, d??ar?dan devriye, u?ak dinlemesin)” demi?tir. “Vaktiyle öyle giyinirdik ki urubalar?m?za bakmaya k?yamazd?” dediler. Beypazar?-Kara?ar bölgesi, Ege bölgesi gibi önemli bir zeybek ve efe bölgesidir. Beypazarl?lar dahi “Kara?ar u?a?? yaman olur, cesur olur” diyorlar.
Aya?’ta ka??k oyunu oynan?yor, 2- 4 ki?i ile oyun çok zariftir, tek ve kalabal?k zeybek de oynan?yor. Bozlak, Çiçekda?? söyleniyor, kayallar? Nall?han gibi üç bo?umlu ve dillidir. Burada enteresan bir kavalc? tipine rastlad?k, kendisi kaval?n delikleri üzerinde parmaklar?n? oynatarak kaval? çal?yor, ayn? zamanda türküsünü söylüyor, ba?ka biri de, omuzlar? üzerinden kaval? üflüyor. Tefin ortas?na haç vâri çizilmi? ve üzerine resimler yap?lm??t?r. Köylerde, Aya?’ta «Sürükleme» diye, iki veya daha fazla, kar??l?kl? ?ekilde, ka??kl? veya ka??ks?z, zilsiz oynanan bir oyun var. Kad?nlar da baz? köylerde zeybek oynarlarm??, mesela Güdül’de halay çekilmez zeybek oynan?rm??. Aya?’tan bahsederken Aya?’?n sanatkâr ba?lamac?s? Dede’yi anmadan geçmeyelim. Aya?’ta «uzun hava» tabiri vard?r.
K?r?kkale’de de halay çekiliyor, bozlak söyleniyor. Beypazar denince nas?l Kara?ar’a önem vermek lâz?msa, K?r?kkale denilince de Hasan Dede’yi anmak lâz?md?r. Yaln?z aralar?nda çok fark vard?r, Kara?ar profan bir bölge, Hasan Dede ise bir, Alevî köyüdür. Burada eski toplant?lara «cem» diyorlar, Dede «Mür?it»tir, vaktiyle Cem’de kad?nlar erkeklerin arka taraf?nda yer al?p otururlarm??, ceme gelen, dedenin dizine, eline niyaz eder, dedenin elinin içi veya d??? öpülürmü?. Sema’ya «Zamah» diyorlar, saz çalan?n ad? «Zakir» dir.
Cem’de, bir veya iki saz ve keman bulunurmu?. Hatâî, Nesîmî, Verânî, Pir Sultan, Kay??s?z Aptal, Aptal Murat Sultan, Deli Boran, Â??k Ali, Asî Ahmet’ten nefesler, deyi?ler okunurmu?. Cem’de daha ziyade k?rm?z? ?arap içilirmi?, olmazsa rak?. Zamah zaman? gelince. Mür?it gözcüye emreder, o da elindeki de?nekle dokunarak zamaha lay?k olanlar? kald?r?rm??, zamaha giremeyecek olan bac?: “elimde veya dilimde hata vard?r, zamaha giremem” dermi?, iki kad?n, bir erkek sema ederlermi?, «K?rklar zamah?»ndan sonra, bir erkek bir kad?n «Garipler zamah?» oynarlar, “Gariplerin, ?ehitlerin, ruhuna, dönelim imam? Hüseyin a?k?na” diye sema ederlermi?. K?rklar zamah? a??rlama ve yellendirmeden terekküp edermi?, sema esnas?nda, kad?n erkek birbirine dokunmazlarm??, zamaha kalkanlar için Mür?it halka sorarm??, lay?k m?, de?il mi? herkeste raz? olursa oynarlarm??. Herkes, erkân esnas?nda, kar?s?na dahi bac? nazar?yla bakacak, ba?ka gözle bakarsa derdine derman yoktur. Cem bittikten sonra, gene herkes mür?ide niyaz ederek da??l?r, evine gider, on iki imama niyaz ederek yata??na yatarm??. Hasan Dede’nin son deme’lerinden örnekler ald?k. Son dede, pembe yüzlü çok sevimli bir ihtiyar, yemekte ona k?rm?z? ?arap getirdiler, Dede nefis deyi?ler söyleyerek k?rm?z? ?arab? su gibi içerek tatl? tatl? sohbet etti.
K?r?kkale içinde, bir dü?ün yeme?inde bulunduk, yemekten sonra Türk bayra?? hürmetle getirilip ortaya konuldu, imam, bayrak üzerine duaya ba?lad?, herkes el kald?rarak hu?u ve huzur içinde (amin) dedi. Türk, en ?ahsi i?inde dahi bayra??n? hat?rlayan bir millettir, dua esnas?nda gözlerimiz ya?la doldu.
Keskin’de Bozlak söyleniyor, ac? olaylar üzerine yak?lm??lar? var, halay çekiyorlar, Farfara, Gembekli, Çorum, Yozgat, Çiçekda? halaylar? oynan?yor. ?ki ki?i kar??l?kl? kol oyunu oynuyor, zeybek bilmiyorlar, köylerinde temsîlî oyunlar var. Kaz?kl? köyü Cumhuriyet bayram?nda ortada «Deve» oyununu temsil etmi?tir. Arap oyunu da temsil olunuyor. Çocuklar «Not» oyunu oynuyorlar. «Anam e?ri» sportif oyunu oynan?yor. Sin- sin oynan?yor, oyun esnas?nda davul zurna ile cirit havas? vuruluyor. Keskin, önemli bir bozlak ve halay bölgesidir.
Bir Keskin halay süitine misâl: 1 — A??r l?alay (orada ‘haley’ diyorlar), 2— Cembekli, 3— Üçayak, 4— Yanlama, 5 — Yelleme (Farfara), 6— Ye?inleme (Hoplamas?).
Ankara ve dolaylar? müzik ve oyun folkloruna ait k?sa notlar?m?z burada bitiyor, bu küçük notlar?n mütalaas?ndan da anla??laca?? üzere, Ankara çok çe?itli ve zengin bir folklora malik bulunmaktad?r… Mezhebî k?s?mda - bilhassa Hasan Dede bölgesinde - enteresan bir nefes ve zamah ezgilerini, tamamen profan k?s?mda, uzun havalarda bozlak gibi çe?itleri, ölçülü havalarda çe?itli tonalite ve usullerde k?r?k havalar?, oyun havalar?n?, oyunlarda bir taraftan zeybek, di?er taraftan halay çe?itlerini, ayr?ca özel bir tak?m oyunlar? ihtiva etmektedir. Ankara s?n?rlar? içinde, ayr?ca Kara?ar ve Hasan Dede gibi özel ve derin sondajlar yap?lmas? gereken yerler vard?r. Buralarda özel ara?t?rmalar yapmak, sesli filmlerle de oyunlar? zapt etmek gerektir.


