Viyolonsel (ya da çello) (violoncello ya da cello), 16. yüzyıl'da ilk örnekleri Fransa'da ortaya çıkan, esasen şekli kadın vücudunu andıran yaylı bir çalgıdır. Bu çalgının atası'Viola da gamba' adı verilen perdeli bir çalgıdır.Viyolonsel, Keman, viyola ve kontrbas ile aynı ailedendir. Keman ile viyolonselin şekilleri büyük oranda birbirini andırsa da boyutları çok farklıdır. Karşıdan bakıldığında gövdesinin orta bölümünde bulunan ve el yazısı ile 'f' harfini andıran 2 ses deliği vardır. Yayın tellere teması ile titreşen tellerden çıkan ses, gövdenin içindeki havayı titreştirerek bu deliklerden geri döner.
Tellerinin adları (Bastan Tize doğru)
-do -sol -re -la
görüldüğü üzere 5 li akort sistemi uygulanmaktadır. 7 pozisyon a kadar numaralandırılır. Daha sonrası 7. pozisyon ve de ilerisi olarak geçer.
Akort ve çalınışı
Çalarken pus yani baş parmak hariç geri kalan 4 parmak kullanılır. Başparmakta kullanılır. Parmaklar sırasıyla pus hariç 1. 2. 3. ve 4. parmaklar olarak adlandırılır. Başparmak, ilk başlarda pek kullanılmamakla beraber teknik ilerledikçe müziğe dahil edilir. 7. pozisyon ve de ilerisinde daha doğrusu pus kullanılırsa 4. parmak yani serçe parmak nadiren kullanılır. 7. pozisyon ve ilerisinde pus daha sık kullanılır.
Viyolonsel, kulak dediğimiz kısımdan akort edilir büyük akortlar buradan yapılır. İnce ayar akortları fix dediğimiz küçük metal parçalardan yapılır. Parmaklar, tuşe değilen siyah bölgeye konur. Köprüyle (eşik de denir) tuşenin arasındaki boşluktan arşe yardımıyla çalınır.Seslerin net çıkması için arşenin biraz sert bastırılması gerekir keman ve viyolaya göre çünkü viyolonselin telleri daha kalındır.Parçalara göre arada parmakla da çalınabilir.Arşe yerine sağ elimizle genelde işaret parmağımızın ucuyla teli çekerek çalınır. (bu tekniğe pizzicato denir)
Hem solo çalgı olarak hem de eşlikte olağanüstü başarı gösteren viyolonselin notaları dördüncü çizgi ‘fa’ anahtarıyla yazılır. İnce sesler için dördüncü çizgi ‘do’ anahtarı, daha ince sesler için sol anahtarı kullanılır. Bu çalgının telleri viyoladan bir oktav daha kalın ses verir. Pizzicato çalındığında keman ve viyoladan daha dolgun tınlar.
Kemandan oldukça büyük olan viyolonselin yay tekniği keman ve viyoladan değişiktir. Kemanla aynı aileden geldiği için yine dört telli bir çalgıdır. En ince tel olan La teli, yoğun renk özelliklerine sahiptir.Tutkulu, coşkulu ve dokunaklı melodiler, bu tel için yazılır. Re teli; daha yumuşak, kırgın ve içe dönük tınılar üretir. Sol ve Do tellerinin ise birbirine yakın görkemli ve olgun tınıları vardır.
Orkestrada viyolonsel gurubunun öncelikli işlevi, genelde kontrabasla birlikte bas partisini seslendirmektir. Bu olağanüstü tını zenginliğindeki çalgıyı yalnızca bir bas çalgısı olarak algılamak yanlıştır. Temalar, eşlik figürleri ve orkestraya canlılık katan hızlı ve teknik güçlükte her çeşit pasaj, viyolonselin görev alanındadır. Etkili tınısına duyulan güvenç dolayısıyla viyolonsel gurubuna ana temayı duyurma görevi de verilir. Viyolonsel grup şefi tarafından yorumlanan solo partilere de sıkça verilir.
Bir eserin ana temasını dile getirmekte hiçbir çalgı, viyolonsel kadar insan sesine yakın olamaz.
Çalgıların hiçbiri, yürekten gelen sesleri onun gibi içtenlikle anlatamaz. Viyolonsel, insan sesinin üç türünü de ses alanında toplamıştır. Tenorla gençliği, baritonla olgunluğu, basla ciddiyeti ve egemenliği yansıtır. İnce sesleri veren la telinin, yükselen duyguları belirten soluklu bir anlatımı vardır. Ortadaki iki tel, içtenlikli sesiyle ılımlı duyguları anlatır. Do teli ise gizemli ezgiler taşıyan tınısıyla son derece etkileyicidir.
Dokuz Eylül Üniversitesi,
Viyolonsel Sanat Dalı